Mevzuat

2016/22 Sayılı Öncelik Genelgesi

genelge.jpg

Denetimli Serbestlik Tedavi Hizmetleri 2015/11 Sayılı Genelge

Hasta Hakları Uygulamaları Genelgesi

Hasta Hakları Yönetmeliği

                         HASTA HAKLARI YÖNETMELİĞİ

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İlkeler

 

Amaç

Madde 1- Bu Yönetmelik; temel insan haklarının sağlık hizmetleri sahasındaki yansıması olan ve başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda, diğer mevzuatta ve milletlerarası hukuki metinlerde kabul edilen "hasta hakları"nı somut olarak göstermek ve sağlık hizmeti verilen bütün kurum ve kuruluşlarda ve sağlık kurum ve kuruluşları dışında sağlık hizmeti verilen hallerde, insan haysiyetine yakışır şekilde herkesin "hasta hakları"ndan faydalanabilmesine, hak ihlallerinden korunabilmesine ve gerektiğinde hukuki korunma yollarını fiilen kullanabilmesine dair usül ve esasları düzenlemek amacı ile hazırlanmıştır.

 

Kapsam

Madde 2- Bu Yönetmelik; sağlık hizmeti verilen resmi ve özel bütün kurum ve kuruluşları, bu kurum ve kuruluşlarda veya bunların dışında hizmete katılan her kademedeki ve unvandaki ilgilileri ve hizmetten faydalanma hakkını haiz olan bütün fertleri kapsar.

 

Madde 3(Değişik: RG 8/5/2014-28994)

Bu Yönetmelik; 15/5/1987 tarihli ve 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa ve 11/10/2011 tarihli ve 663 Sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 nci ve 40 ncı maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.”

 

Tanımlar

Madde 4- Bu Yönetmelik'te geçen deyimlerden;

a) Bakanlık: Sağlık Bakanlığı'nı,

b) Hasta: Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan kimseyi,

c) Personel: Hizmetin, resmi veya özel sağlık kurumlarında ve kuruluşlarında veya serbest olarak sunulmasına bakılmaksızın, sağlık hizmetinin verilmesine iştirak eden bütün sağlık meslekleri mensuplarını ve sağlık meslekleri mensubu olmasa bile sağlık hizmetinin verilmesine sorumlu olarak iştirak eden kimseleri,

(Değişik dördüncü fıkra: RG 8/5/2014-28994) d)Sağlık kurum ve kuruluşu: Sağlık hizmeti verilen kamu veya özel bütün kurum ve kuruluşları ile tababet icra edilen bütün yerleri,”

e) Hasta hakları: Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan fertlerin, sırf insan olmaları sebebiyle sahip bulundukları ve T.C. Anayasası, milletlerarası andlaşmalar, kanunlar ve diğer mevzuat ile teminat altına alınmış bulunan haklarını, ifade eder.

 (Ek fıkra: RG 8/5/2014-28994) f)Yeterlik: Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan onay verenin önerilen tıbbi müdahalede karşılaşabileceği ya da reddettiğinde doğabilecek sonuçları makul bir şekilde anlama ve değerlendirme yeteneğine sahip olma halini,

(Ek fıkra: RG 8/5/2014-28994) g)Tıbbi müdahale: Tıp mesleğini icraya yetkili kişiler tarafından uygulanan, sağlığı koruma, hastalıkların teşhis ve tedavisi için ilgili meslekî yükümlülükler ve standartlara uygun olarak tıbbın sınırları içinde gerçekleştirilen fizikî ve ruhî girişimi,

(Ek fıkra: RG 8/5/2014-28994) ğ) Bilgilendirme: Yapılması planlanan her türlü tıbbi müdahale öncesinde müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından kişiye gerekli bilginin verilmesini,

(Ek fıkra: RG 8/5/2014-28994) h) Rıza: Kişinin tıbbi müdahaleyi serbest iradesiyle ve bilgilendirilmiş olarak kabul etmesini,”

 

İlkeler

Madde 5- Sağlık hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki ilkelere uyulması şarttır:

a) Bedeni, ruhi ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde yaşama hakkının, en temel insan hakkı olduğu, hizmetin her safhasında daima gözönünde bulundurulur.

b) Herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını haiz olduğu ve hiçbir merci veya kimsenin bu hakkı ortadan kaldırmak yetkisinin olmadığı bilinerek, hastaya insanca muamelede bulunulur.

c) Sağlık hizmetinin verilmesinde, hastaların, ırk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ve ekonomik ve sosyal durumları ile sair farklılıkları dikkate alınamaz. Sağlık hizmetleri, herkesin kolayca ulaşabileceği şekilde planlanıp düzenlenir.

d) Tıbbi zorunluluklar ve kanunlarda yazılı haller dışında, rızası olmaksızın kişinin vücut bütünlüğüne ve diğer kişilik haklarına dokunulamaz.

e) Kişi, rızası ve Bakanlığın izni olmaksızın tıbbi araştırmalara tabi tutulamaz.

f) Kanun ile müsaade edilen haller ile tıbbi zorunluluklar dışında, hastanın özel hayatının ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

 

İKİNCİ BÖLÜM

Sağlık Hizmetlerinden Faydalanma Hakkı

 

Adalet ve Hakkaniyete Uygun Olarak Faydalanma

Madde 6- Hasta,adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde sağlıklı yaşamanın teşvik edilmesine yönelik faaliyetler ve koruyucu sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere, sağlık hizmetlerinden ihtiyaçlarına uygun olarak faydalanma hakkına sahiptir. Bu hak, sağlık hizmeti veren bütün kurum ve kuruluşlar ile sağlık hizmetinde görev alan personelin adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun hizmet verme yükümlülüklerini de içerir.

 

Bilgi İsteme

Madde 7- Hasta, sağlık hizmetlerinden nasıl faydalanabileceği konusunda bilgi isteyebilir. Bu hak, hangi sağlık kuruluşundan hangi şartlara göre faydalanılabileceğini, sağlık kurum ve kuruluşları tarafından verilen her türlü hizmet ve imkanın neler olduğunu ve müracaat edilen kuruluşta verilen sağlık hizmetlerinden faydalanma usulüne öğrenme haklarını da kapsar.

Bütün sağlık kurum ve kuruluşları, hastayı birinci fıkra uyarınca bilgilendirmek için yeterli teknik donanımı haiz birimi oluşturmak; bu birimde, hastaya kesin ve yeterli bilgi verebilecek nitelik ve ehliyete sahip personeli daimi olarak istihdam etmek ve hastanın ihtiyacı olan birimlere kolayca ulaşabilmesini temin etmek üzere, kuruluşun uygun yerlerinde bilgilendirici tabela, broşür ve işaretler bulundurmak gibi tedbirleri almak zorundadırlar.

 

Sağlık Kuruluşunu Seçme ve Değiştirme

Madde 8- Hasta; tabi olduğu mevzuatın öngördüğü usül ve şartlara uyulmak kaydı ile, sağlık kurum ve kuruluşunu seçme ve seçtiği sağlık kuruluşunda verilen sağlık hizmetinden faydalanma hakkına sahiptir.

Mevzuat ile belirlenmiş sevk sistemine uygun olmak şartı ile hasta sağlık kuruluşunu değiştirebilir. Ancak,kuruluşu değiştirmenin hayati tehlikeye yol açıp açmayacağı ve hastalığının daha da ağırlaşıp ağırlaşmayacağı hususlarında hastanın tabip tarafından aydınlatılması ve hayati tehlike bakımından sağlık kuruluşunun değiştirilmesinde tıbben sakınca görülmemesi esastır.

Acil vak'alar dışında, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olup da mevzuatın öngördüğü sevk zincirine uymayanlar aradaki ücret farkını kendileri karşılar.

Hastanın sağlık kuruluşunda kalmasında tıbben fayda bulunmayan veya bir başka sağlık kuruluşuna nakli gerekli olan hallerde, durum hastaya veya 15 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen kişilere açıklanır. Nakilden önce, gereken bilgiler nakil talebinde bulunulan veya tıbben uygun görülen sağlık kuruluşuna, sevkeden kuruluş veya mevzuatla belirlenen yetkililerce verilir. Her iki durumda da hizmetin aksamadan ve kesintisiz olarak verilmesi esastır.

 

Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme

Madde 9- Hastaya talebi halinde, kendisine sağlık hizmeti verecek veya vermekte olan tabiplerin ve diğer personelin kimlikleri, görev ve unvanları hakkında bilgi verilir.

Mevzuat ile belirlenmiş usüllere uyulmak şartı ile hastanın, kendisine sağlık hizmeti verecek olan personeli serbestçe seçme, tedavisi ile ilgilenen tabibi değiştirme ve başka tabiplerin konsültasyonunu istemek hakkı vardır.

Personeli seçme, tabibi değiştirme ve konsültasyon isteme hakları kullanıldığında, mevzuat ile belirlenen ücret farkı, bu hakları kullanan hasta tarafından karşılanır.

 

Öncelik Sırasının Belirlenmesini İsteme

Madde 10- Sağlık kuruluşunun hizmet verme imkanlarının yetersiz veya sınırlı olması sebebiyle sağlık hizmeti talebi zamanında karşılanamayan hallerde, hastanın, öncelik hakkının tıbbi kriterlere dayalı ve objektif olarak belirlenmesini istemek hakkı vardır.

Acil ve adli vak'alar ile yaşlılar ve özürlüler hakkında öncelik sırasının belirlenmesinde ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

 

 

Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım

Madde 11- Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahiptir.

Tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz.

 

Tıbbi Gereklilikler Dışında Müdahale Yasağı

Madde 12- Teşhis, tedavi veya korunma maksadı olmaksızın, ölüme veya hayati tehlikeye yol açabilecek veya vücut bütünlüğünü ihlal edebilecek veya akli veya bedeni mukavemeti azaltabilecek hiçbir şey yapılamaz ve talep de edilemez.

 

Ötenazi Yasağı

Madde 13- Ötenazi yasaktır.

Tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından vazgeçilemez. Kendisinin veya bir başkasının talebi olsa dahil, kimsenin hayatına son verilemez.

 

Tıbbi Özen Gösterilmesi

Madde 14- Personel, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni gösterir. Hastanın hayatını kurtarmak veya sağlığını korumak mümkün olmadığı takdirde dahi, ıstırabını azaltmaya veya dindirmeye çalışmak zorunludur.

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Sağlık Durumu İle İlgili Bilgi Alma Hakkı

 

(Değişik: RG 8/5/2014-28994) “Bilgilendirmenin Kapsamı

Madde 15 –(Değişik: RG 8/5/2014-28994)

Hastaya;

a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,

b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi,

c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,

ç) Muhtemel komplikasyonları,

d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri,

e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri,

f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,

g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir.”

 

Kayıtları İnceleme

Madde 16- Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir. Bu kayıtlar, sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olanlar tarafından görülebilir.

 

Kayıtların Düzeltilmesini İsteme

Madde 17- Hasta; sağlık kurum ve kuruluşları nezdinde bulunan kayıtlarında eksik, belirsiz ve hatalı tıbbi ve şahsi bilgilerin tamamlanmasını, açıklanmasını, düzeltilmesini ve nihai sağlık durumu ve şahsi durumuna uygun hale getirilmesini isteyebilir. Bu hak, hastanın sağlık durumu ile ilgili raporlara itiraz ve aynı veya başka kurum ve kuruluşlarda sağlık durumu hakkında yeni rapor düzenlenmesini isteme haklarını da kapsar.

 

Bilgi Vermenin Usulü

 “Madde 18 –(Değişik: RG 8/5/2014-28994) Bilgi, mümkün olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verilir.

Hasta, tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından tıbbi müdahale konusunda sözlü olarak bilgilendirilir. Bilgilendirme ve tıbbi müdahaleyi yapacak sağlık meslek mensubunun farklı olmasını zorunlu kılan durumlarda, bu duruma ilişkin hastaya açıklama yapılmak suretiyle bilgilendirme yeterliliğine sahip başka bir sağlık meslek mensubu tarafından bilgilendirme yapılabilir.

Hastanın kendisinin bilgilendirilmesi esastır. Hastanın kendisi yerine bir başkasının bilgilendirilmesini talep etmesi halinde, bu talep kişinin imzası ile yazılı olarak kayıt altına alınmak kaydıyla sadece bilgilendirilmesi istenilen kişilere bilgi verilir.

Hasta, aynı şikayeti ile ilgili olarak bir başka hekimden de sağlık durumu hakkında ikinci bir görüş almayı talep edebilir.

Acil durumlar dışında, bilgilendirme hastaya makul süre tanınarak yapılır.

Bilgilendirme uygun ortamda ve hastanın mahremiyeti korunarak yapılır.

Hastanın talebi halinde yapılacak işlemin bedeline ilişkin bilgiler sağlık hizmet sunucusunun ilgili birimleri tarafından verilir.”

 

Bilgi Verilmesi Caiz Olmayan ve Tedbir Alınması Gereken haller

Madde 19- Hastanın manevi yapısı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle hastalığın artması ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir.

Hastaya veya yakınlarına, hastanın sağlık durumu hakkında bilgi verilip verilmemesi, yukarıdaki fıkrada belirtilen şartlar çerçevesinde tabibinin takdirine bağlıdır.

Tedavisi olmayan bir teşhis, ancak bir tabip tarafından ve tam bir ihtiyat içinde hastaya hissettirilebilir veya bildirilebilir. Hastanın aksi yönde bir talebinin bulunmaması veya açıklanacağı şahsın önceden belirlenmemesi halinde, böyle bir teşhis ailesine bildirilir.

 

Bilgi Verilmesini Yasaklama

 “Madde 20 –(Değişik: RG 8/5/2014-28994)   İlgili mevzuat hükümleri ve/veya yetkili mercilerce alınacak tedbirlerin gerektirdiği haller dışında; kişi, sağlık durumu hakkında kendisinin, yakınlarının ya da hiç kimsenin bilgilendirilmemesini talep edebilir. Bu durumda kişinin kararı yazılı olarak alınır. Hasta, bilgi verilmemesi talebini istediği zaman değiştirebilir ve bilgi verilmesini talep edebilir.”

 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Hasta Haklarının Korunması

 

Mahremiyete Saygı Gösterilmesi

Madde 21- Hastanın, mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. Hasta mahremiyetinin korunmasını açıkça talep de edebilir. Her türlü tıbbi müdahale, hastanın mahremiyetine saygı gösterilmek suretiyle icra edilir.

Mahremiyete saygı gösterilmesi ve bunu istemek hakkı;

a) Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbi değerlendirmelerin gizlilik içerisinde yürütülmesini,

b) Muayenenin, teşhisin, tedavinin ve hasta ile doğrudan teması gerektiren diğer işlemlerin makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilmesini,

c) Tıbben sakınca olmayan hallerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini,

d) Tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kimselerin, tıbbi müdahale sırasında bulunmamasını,

e) Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına müdahale edilmemesini,

f) Sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulmasını, kapsar.

Ölüm olayı, mahremiyetin bozulması hakkını vermez.

Eğitim verilen sağlık kurum ve kuruluşlarında, hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olmayanların tıbbi müdahale sırasında bulunması gerekli ise; önceden veya tedavi sırasında bunun için hastanın ayrıca rızası alınır.

 

         Rıza Olmaksızın Tıbbi Ameliyeye Tabi Tutulmama

         Madde 22- Kanunda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, kimse, rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi ameliyeye tabi tutulamaz.

         Bir suç işlediği veya buna iştirak ettiği şüphesi altında bulunan kişinin işlediği suçun muhtemel delillerinin, kendisinin veya mağdurun vücudunda olduğu düşünülen hallerde; bu delillerin ortaya çıkarılması için sanığın veya mağdurun tıbbi ameliyeye tabi tutulması, hakimin kararına bağlıdır.

         Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bu ameliye, cumhuriyet savcısının talebi üzerine yapılabilir.

 

         Bilgilerin Gizli Tutulması

         Madde 23- Sağlık hizmetinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen haller dışında, hiçbir şekilde açıklanamaz.

         Kişinin rızasına dayansa bile, kişilik haklarından bütünüyle vazgeçilmesi, bu hakların başkalarına devri veya aşırı şekilde sınırlanması neticesini doğuran hallerde bilginin açıklanması, bunları açıklayanın hukuki sorumluluğunu kaldırmaz.

         Hukuki ve ahlaki yönden geçerli ve haklı bir sebebe dayanmaksızın hastaya zarar verme ihtimali bulunan bilginin ifşa edilmesi, personelin ve diğer kimselerin hukuki ve cezai sorumluluğunu da gerektirir.

         Araştırma ve eğitim amacı ile yapılan faaliyetlerde de hastanın kimlik bilgileri, rızası olmaksızın açıklanamaz.

 

         BEŞİNCİ BÖLÜM

         Tıbbi Müdahalede Hastanın Rızası

 

          Hastanın Rızası ve İzin

          “Madde 24 ––(Değişik: RG 8/5/2014-28994) Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir. Hasta küçük veya mahcur ise velisinden veya vasisinden izin alınır. Hastanın, velisinin veya vasisinin olmadığı veya hazır bulunamadığı veya hastanın ifade gücünün olmadığı hallerde, bu şart aranmaz.

Kanuni temsilcinin rızasının yeterli olduğu hallerde dahi, anlatılanları anlayabilecekleri ölçüde, küçük veya kısıtlı olan hastanın dinlenmesi suretiyle mümkün olduğu kadar bilgilendirme sürecine  ve  tedavisi ile ilgili alınacak kararlara katılımı sağlanır.

Sağlık kurum ve kuruluşları tarafından engellilerin durumuna uygun bilgilendirme yapılmasına ve rıza alınmasına yönelik gerekli tedbirler alınır.

Kanuni temsilci tarafından rıza verilmeyen hallerde, müdahalede bulunmak tıbben gerekli ise, velayet ve vesayet altındaki hastaya tıbbi müdahalede bulunulabilmesi; Türk Medeni Kanununun 346 ncı ve 487 inci maddeleri uyarınca mahkeme kararına bağlıdır.

Tıbbi müdahale sırasında isteğini açıklayabilecek durumda bulunmayan bir hastanın, tıbbî müdahale ile ilgili olarak önceden açıklamış olduğu istekleri göz önüne alınır.

Yeterliğin zaman zaman kaybedildiği tekrarlayıcı hastalıklarda, hastadan yeterliği olduğu dönemde onu kaybettiği dönemlere ilişkin yapılacak tıbbi müdahale için rıza vermesi istenebilir.

Hastanın rızasının alınamadığı hayati tehlikesinin bulunduğu ve bilincinin kapalı olduğu acil durumlar ile hastanın bir organının kaybına veya fonksiyonunu ifa edemez hale gelmesine yol açacak durumun varlığı halinde, hastaya tıbbi müdahalede bulunmak rızaya bağlı değildir. Bu durumda hastaya gerekli tıbbi müdahale yapılarak durum kayıt altına alınır. Ancak bu durumda, mümkünse hastanın orada bulunan yakını veya kanuni temsilcisi; mümkün olmadığı takdirde de tıbbi müdahale sonrasında hastanın yakını veya kanuni temsilcisi bilgilendirilir. Ancak hastanın bilinci açıldıktan sonraki tıbbi müdahaleler için hastanın yeterliği ve ifade edebilme gücüne bağlı olarak rıza işlemlerine başvurulur.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında yatarak tedavisi tamamlanan hastaya, genel sağlık durumu, ilaçları, kontrol tarihleri diyet ve sonrasında neler yapması gerektiği gibi bilgileri içeren taburcu sonrası tedavi planı sağlık meslek mensubu tarafından sözel olarak anlatılır. Daha sonra bu tedavi planının yer aldığı epikrizin bir nüshası hastaya verilir.”

 

             Tedaviyi Reddetme ve Durdurma

             Madde 25- Kanunen zorunlu olan haller dışında ve doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu hastaya ait olmak üzere; hasta kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddetmek veya durdurulmasını istemek hakkına sahiptir. Bu halde, tedavinin uygulanmamasından doğacak sonuçların hastaya veya kanuni temsilcilerine veyahut yakınlarına anlatılması ve bunu gösteren yazılı belge alınması gerekir.

Bu hakkın kullanılması, hastanın sağlık kuruluşuna tekrar müracaatında hasta aleyhine kullanılamaz.

 

              (Değişik: RG 8/5/2014-28994) “Rıza Formu

             Madde 26 ––(Değişik: RG 8/5/2014-28994) Mevzuatta öngörülen durumlar ile uyuşmazlığa mahal vermesi tıbben muhtemel görülen tıbbi müdahaleler için sağlık kurum ve kuruluşunca 15 inci maddedeki bilgileri içeren rıza formu hazırlanır. Rıza formunda yer alan bilgiler; sözlü olarak hastaya aktarılarak rıza formu hastaya veya kanuni temsilcisine imzalatılır. Rıza formu iki nüsha olarak imza altına alınır ve bir nüshası hastanın dosyasına konulur, diğeri ise hastaya veya kanuni temsilcisine verilir. Acil durumlarda tıbbi müdahalenin hasta tarafından kabul edilmemesi durumunda, bu beyan imzalı olarak alınır, imzadan imtina etmesi halinde durum tutanak altına alınır. Rıza formu bilgilendirmeyi yapan ve tıbbi müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından imzalanır. Verilen bilgilerin doğruluğundan ilgili sağlık meslek mensubu sorumludur. Rıza formları arşiv mevzuatına uygun olarak muhafaza edilir.”

 

            Alışılmış Olmayan Tedavi Usullerinin Uygulanması

            Madde 27- Klinik veya laboratuar muayeneleri sonucunda bilinen klasik tedavi metodlarının hastaya fayda vermeyeceğinin sabit olması ve daha evvel deney hayvanları üzerinde kafi derecede tecrübe edilmek suretiyle faydalı tesirlerinin anlaşılması ve hastanın rızasının bulunması şartları birlikte mevcut olduğunda, bilinen klasik tedavi metodları yerine başka bir tedavi usulü uygulanabilir. Ayrıca, bilinen klasik tedavi metodu dışındaki bir metodun uygulanabilmesi için, hastaya faydalı olacağının ve bu tedavinin bilinen klasik tedavi usullerinden daha elverişsiz sonuç vermeyeceğinin muhtemel olması da şarttır.

Evvelce tecrübe edilmemiş bir tıbbi tedavi ve müdahale usulü, ancak zarar vermeyeceğinin ve hastayı kurtaracağının mutlak olarak öngörülmesi halinde yapılabilir.

Altıncı Bölüm'de yer alan hükümler saklıdır.

 

           Rızanın Şekli ve Geçerliliği

           Madde 28- Mevzuatın öngördüğü istisnalar dışında, rıza herhangi bir şekle bağlı değildir.

Hukuka ve ahlaka aykırı olarak alınan rıza hükümsüzdür ve bu şekilde alınan rızaya dayanılarak müdahalede bulunulamaz.

           Organ ve Doku Alınmasında Rıza

             Madde 29- 18 yaşından küçük ve mümeyyiz olmayanlardan organ ve doku alınamaz. Bu şartları tamam olanlardan teşhis, tedavi ve bilimsel amaçlar ile organ veya doku alınması, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun'un 6 ncı maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına tabidir. Ölüden organ ve doku alınma şartı ve

cesetlerin bilimsel araştırma için muhafazası hususunda 2238 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi hükümleri saklıdır.

 

            Aile Planlanması Hizmetleri ve Gebeliğin Sona Erdirilmesi

            Madde 30- İlgilinin rızası mevcut olsun veya olmasın, Bakanlık tarafından tespit edilmiş olanlar dışındaki ilaç ve araçlar aile planlaması hizmetlerinde kullanılamaz.

Gebeliğin sona erdirilmesi, 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile öngörülen şartlara tabidir.

Sterilizasyon ve gebeliğin sona erdirilmesi hallerinde, hastanın rızası ile evli ise eşinin de rızası gereklidir.

 

             (Değişik: RG 8/5/2014-28994) “Rızanın Kapsamı ve Aranmayacağı Haller

Madde 31 –(Değişik: RG 8/5/2014-28994) Rıza alınırken hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır.

Hastanın verdiği rıza, tıbbi müdahalenin gerektirdiği sürecin devamı olan ve zorunlu sayılabilecek rutin işlemleri de kapsar.

Tıbbi müdahale, hasta tarafından verilen rızanın sınırları içerisinde olması gerekir.

Hastaya tıbbi müdahalede bulunulurken yapılan işlemin genişletilmesi gereği doğduğunda müdahale genişletilmediği takdirde hastanın bir organının kaybına veya fonksiyonunu ifa edemez hale gelmesine yol açabilecek tıbbi zaruret hâlinde rıza aranmaksızın tıbbi müdahale genişletilebilir.”

 

ALTINCI BÖLÜM

Tıbbi Araştırmalar

 

Tıbbi Araştırmalarda Rıza

Madde 32- Hiç kimse; Bakanlığın izni ve kendi rızası bulunmaksızın, tecrübe, araştırma veya eğitim amaçlı hiçbir tıbbi müdahale konusu yapılamaz.

Tıbbi araştırmalardan beklenen tıbbi fayda ve toplum menfaati, üzerinde araştırma yapılmasına rıza gösteren gönüllünün hayatından ve vücut bütünlüğünün korunmasından üstün tutulamaz.

Tıbbi araştırmalar, sadece, mevzuata göre araştırmada bulunmayan yetkili ve yeterli tıbbi bilgi ve tecrübeyi haiz olan personel tarafından, mevzuat ile belirlenmiş bulunan yerlerde yürütülür.

Gönüllünün tıbbi araştırmaya rıza göstermiş olması, bu araştırmada görev alan personelin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Gönüllünün Korunması ve Bilgilendirilmesi

Madde 33- Araştırmalarda, gönüllünün sağlığına ve diğer kişilik haklarına zarar verilmemesi için gereken bütün tedbirler alınır. Araştırmanın gönüllüye vereceği muhtemel zararlar önceden tespit edilemediği takdirde; gönüllü, rızası bulunsa dahi, araştırma konusu yapılamaz.

Gönüllü; araştırmanın maksadı, usulü, muhtemel faydaları ve zararları ve araştırmaya iştirak etmekten vazgeçebileceği ve araştırmanın her safhasında başlangıçta verdiği rızayı geri alabileceği hususlarında, önceden yeterince bilgilendirilir.

 

Rıza Alınmasının Usülü ve Şekli

Madde 34- Tıbbi araştırma hakkında yeterince bilgilendirilmiş olan gönüllünün rızasının maddi veya manevi hiçbir baskı altında olmaksızın, tamamen serbest iradesine dayanılarak alınmasına azami ihtimam gösterilir.

Tıbbi araştırmalarda rıza yazılı şekil şartına tabidir.

 

Küçüklerin ve Mümeyyiz Olmayanların Durumu

Madde 35- Reşit ve mümeyyiz olmayanlara, kendilerine faydası olmadan, sırf tıbbi araştırma amacı güden tıbbi müdahaleler hiçbir surette tatbik edilemez. Faydaları bulunması şartı ile reşit ve mümeyyiz olmayanlar üzerinde tıbbi araştırma yapılması, velilerinin veya vasilerinin rızasına bağlıdır.

Kanuni temsilci tarafından muvafakat verilmeyen hallerde, 24 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.

 

İlaç ve Terkiplerin Araştırma Amacıyla Kullanımı

Madde 36- Özel mevzuatına göre izin veya ruhsat alınmış olsa dahi, sırf tıbbi araştırma amacı ile hasta üzerinde kendi rızası ve Bakanlığın izni bulunmaksızın hiçbir ilaç ve terkip kullanılamaz.

İlaç ve terkiplerin tıbbi araştırmada kullanımı, 29/11/1993 tarihli ve 21480 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İlaç Araştırmaları Hakkında Yönetmelik hükümlerine tabidir.

 

YEDİNCİ BÖLÜM

Diğer Haklar

 

Güvenliğin Sağlanması

Madde 37- Herkesin, sağlık kurum ve kuruluşlarında güvenlik içinde olmayı bekleme ve bunu istemek hakları vardır.

Bütün sağlık kurum ve kuruluşları, hastaların ve ziyaretçi ve refakatçi gibi yakınlarının can ve mal güvenliklerinin korunması ve sağlanması için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

Tutuklu ve hükümlerin sağlık kurum ve kuruluşlarında muhafazaları ile ilgili özel mevzuat hükümleri saklıdır.

 

Dini Vecibeleri Yerine Getirebilme ve Dini Hizmetlerden Faydalanma

Madde 38- Sağlık kurum ve kuruluşlarının imkanları ölçüsünde hastalara dini vecibelerini serbestçe yerine getirebilmeleri için gereken tedbirler alınır.

Kurum hizmetlerinde aksamalara sebebiyet verilmemek, başkalarını rahatsız etmemek ve personelce düzenlenip yürütülen tıbbi tedaviye hiç bir şekilde müdahalede bulunulmamak şartı ile hastalara dini telkinde bulunmak ve onları manevi yönden desteklemek üzere talepleri halinde, dini inançlarına uygun olan din görevlisi davet edilir. Bunun için, sağlık kurum ve kuruluşlarında uygun zaman ve mekan belirlenir.

İfadeye muktedir olmayıp da dini inancı bilinen ve kimsesiz olan agoni halindeki hastalar için de, talep şartı aranmaksızın, dini inançlarına uygun olan din görevlisi çağrılır.

Bu hakların nasıl ve ne zaman kullanılacağı ve bu konuda alınacak tedbirler, sağlık kuruluşunun çalışma usul ve esaslarını gösteren mevzuatta ayrıca düzenlenir.

 

İnsani Değerlere Saygı Gösterilmesi ve Ziyaret

Madde 39- Hasta, kişilik değerlerine uygun bir şekilde ve ortamda sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkına sahiptir.

Sağlık hizmetlerinde görev alan bütün personel; hastalara, yakınlarına ve ziyaretçilere güleryüzlü, nazik, şefkatli ve sağlık hizmetleri ile ilgili mevzuat ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde davranmak zorundadır.

Sağlık hizmetlerinin her safhasında, hastalara, onların bedeni ve ruhi durumları dikkate alınarak, hangi işlemin neden ve nasıl yapıldığı, yapılacağı ve bekletilmeleri sözkonusu ise, bekletilmenin sebepleri hususunda gerekli ve yeterli bilgi verilir.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında, insan haysiyetine yakışır gereken her türlü hijyenik şartların sağlanması, gürültünün ve rahatsız edici diğer bütün etkenlerin bertaraf edilmesi esastır. Gerektiğinde, bu hususlar hasta tarafından talep konusu yapılabilir.

Hasta ziyaretçilerinin kabul edilmesi, kurum veya kuruluşça belirlenen usul ve esaslara uygun olarak ve hastaların huzur ve sükunlarını bozacak fiil ve tutumlara sebebiyet vermeyecek şekilde gerçekleştirilir ve bu konuda gereken tedbirler alınır.

 

Refakatçi Bulundurma

Madde 40- Muayene ve tedavi sırasında hastaya yardımcı olmak üzere; mevzuatın ve kurum imkanlarının elverdiği ve hastanın sağlık durumunun gerektirdiği ölçüde, tedaviden sorumlu olan tabibin uygun görmesine bağlı olarak, refakatçi bulundurulması istenebilir.

Bu hakkın nasıl ve ne zaman kullanılacağı ve bu konuda alınacak tedbirler, sağlık kurum ve kuruluşunun çalışma usül ve esaslarını gösteren mevzuata ayrıca düzenlenir.

 

Hizmetin Sağlık Kurum ve Kuruluşu Dışında Verilmesi

Madde 41- Hastalar, aşağıdaki hallerde sağlık hizmetlerinden bulundukları yerlerde de faydalanabilirler:

a) Koruyucu sağlık hizmetlerinin verilmesinde,

b) Tıbbi sebeplerden dolayı sağlık kuruluşuna bizzat gidilemeyen veya götürülemeyen

hallerde,

c) Tabii afetler gibi olağanüstü hallerde.

Hizmetin sağlık kuruluşu dışında verilmesi ile ilgili usul ve esaslar, Bakanlık tarafından ayrıca düzenlenir.

 

 

SEKİZİNCİ BÖLÜM

Sorumluluk ve Hukuki Korunma Yolları

 

Müracaat, Şikayet ve Dava Hakkı

Madde 42- Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır.

 

(EK: RG 8/5/2014-28994)  “Hastanın Uyması Gereken Kurallar

Madde 42/A –(EK: RG 8/5/2014-28994) Hasta sağlık hizmeti alırken aşağıdaki kurallara uyar:

a) Başvurduğu sağlık kurum ve kuruluşunun kural ve uygulamalarına uygun davranır ve katılımcı bir yaklaşımla teşhis ve tedavi ekibinin bir parçası olduğu bilinciyle hareket eder.

b) Yakınmalarını, daha önce geçirdiği hastalıkları, gördüğü tedavileri ve tıbbi müdahaleleri, eğer varsa halen kullandığı ilaçları ve sağlığıyla ilgili bilgileri mümkün olduğunca eksiksiz ve doğru olarak verir.

c) Hekim tarafından belirlenen sürelerde kontrole gelmeli ve tedavisinin gidişatı hakkında geri bildirimlerde bulunur.

ç) Randevu tarih ve saatine uyar ve değişiklikleri ilgili yere bildirir.

d) İlgili mevzuata göre öncelik tanınan hastalar ile diğer hastaların ve personelin haklarına saygı gösterir.

e) Personele sözlü ve fiziki saldırıya yönelik davranışlarda bulunmaz.

f) Haklarının ihlal edildiğini düşündüğünde veya sorun yaşadığında hasta iletişim birimine başvurur.”

(EK: RG 8/5/2014-28994) “Hasta İletişim Birimleri, Hasta Hakları Kurulları, Sertifikalı Eğitim

Madde 42/B -(EK: RG 8/5/2014-28994) Hasta hakları uygulamalarının yürütülmesi amacıyla sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hasta iletişim birimleri oluşturulur.

İl sağlık müdürlüğü; üniversite hastaneleri, askeri hastaneler ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, kamu hastaneleri, ağız diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinden gelen başvuruları değerlendirmek, karara bağlamak, öneri sunmak ve düzeltici işlemleri belirlemek üzere Hasta Hakları Kurulu oluşturur.

Kurul, başkan dahil aşağıdaki üyelerden oluşur. İl sağlık müdürü veya müdürlük temsilcisi Kurulun başkanıdır.

Diğer üyeler şunlardır: şikayet edilen personelin varsa bir işyeri sendika temsilcisi, şikayet edilen personelin görev yaptığı kurumun ildeki üst yöneticisi tarafından görevlendirilen bir kurum temsilcisi (üniversite rektörlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği), özel sağlık kuruluşlarında ise kuruluşun üst yöneticisi tarafından belirlenen bir temsilci, hasta hakları derneklerinden yoksa tüketici derneklerinden bir temsilci, valilikçe görevlendirilen bir vatandaş.

Birden fazla hasta hakları derneğinin veya tüketici derneğinin başvurması durumunda, dernek temsilcisi il sağlık müdürlüğünce kura yoluyla belirlenir.

İl sağlık müdürlüğü ihtiyaç halinde birden fazla kurul oluşturabilir.

Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak sertifikalı eğitimler 4/2/2014 tarihli ve 28903 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği hükümlerine tabidir.

(EK: RG 8/5/2014-28994) “Kurulun Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları

Madde 42/C –(EK: RG 8/5/2014-28994) Kurulun görevleri ile çalışma usul ve esasları şunlardır;

a) Kurul, sağlık kurum ve kuruluşu tarafından yerinde çözülemeyen yazılı ve/veya elektronik başvuruları değerlendirir.

b) Hasta hakları uygulamalarına veya etik ilkelere aykırı davranış sebebiyle kurul tarafından verilen ihlal kararları, ilgili sağlık kurum ve kuruluşuna ve ilgili personele yazılı olarak tebliğ edilir. Son altı ay içerisinde ikiden fazla hak ihlali kararı verilen sağlık meslek mensubu hakkındaki dosya 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 23 üncü maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi hükmüne göre Sağlık Meslekleri Kuruluna gönderilir.

c) Kurul, gerek görürse hasta hakları ihlaline sebep olabilecek uygulamaları inceler  ve hasta haklarının geliştirilmesi için öneri ve düzeltici işlem belirlenmesine karar verir. Sağlık kurum ve kuruluşu belirlenen süre içinde gerekli önlemleri alır, girişimlerde bulunur ve yapılan işlem hakkında kurulu bilgilendirir.

ç) Kurul en geç on beş günde bir toplanır. Sekretarya hizmetleri il sağlık müdürlüğü hasta hakları koordinatörlüğünce yürütülür.

d) Kurul, başvurunun kurula ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde başvuru hakkında karar verir.

e)  Kurul, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile karar alır. Karara itirazı olan üyelerin karşı oy gerekçeleri, kararın altına özet olarak yazılır.

f) Kararlar, üyeler tarafından imzalanarak dosyalanır. Kararlar ilgili sağlık kurum ve kuruluşu ile başvurana bildirilir.

g) Hasta iletişim birimine yapılan başvurular ve kurulda görüşülen dosyalar gizlidir, hiçbir şekilde üçüncü kişilere bilgi verilemez. Bilgi ve dosyalar resmi olarak talep edilmesi kaydıyla idari soruşturma yapan incelemeciye ya da adli mercilere gizliliğe riayet edilerek verilir. Kurul üyeleri gizliliğe riayet etmekle yükümlüdür.

ğ) Kurul gerek gördüğünde ilgilileri kurula davet edebilir.

h) Sivil toplum temsilcisi ve sendika temsilcisi olan üyelerin görev süresi takvim yılıdır. Komisyon üyelerinin görev süresi iki yıldır. Süresi dolan üyeler tekrar görevlendirilebilir. Kurul toplantılarına mazeretsiz olarak üst üste üç defa katılmayan üyenin üyeliği sona erer ve bu kişiler üç yıl süreyle yeniden üye olarak seçilemez. Herhangi bir sebeple boşalan üyelik için kalan süreyi tamamlamak üzere yeni üye seçilir.

ı) Tıbbi hata iddialarına ilişkin başvurular kurul tarafından değerlendirilmez.

İl sağlık müdürlüğünce bu Yönetmelik uygulamalarına aykırı davranışı tespit edilen kurul üyelerinin üyeliğine son verilir ve bunlar beş yıl süreyle yeniden üye olarak seçilemez.

Hasta hakları kurulu kararlarının özeti, şikayet edilen kişi isimlerine yer verilmeksizin il sağlık müdürlüğünün internet sayfasında duyurulur.”

 

Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Sorumluluğu

Madde 43- Hasta haklarının ihlali halinde, personeli istihdam eden kurum ve kuruluş aleyhine maddi veya manevi veyahut hem maddi ve hem de manevi tazminat davası açılabilir.

Ancak, aleyhine dava açılacak merciin kamu kurum ve kuruluşu olması halinde;

a) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12 nci maddesine göre; hakkın bir idari işlem dolayısı ile ihlal edilmesi halinde ilgililer, doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açabilirler.

b) Aynı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca, zarar verici eylemin öğrenildiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde maddi ve manevi tazminat olarak istenilen tazminat miktarı ayrı ayrı gösterilerek idareye müracaat edilmesi ve talebin açıkça veya zımnen reddi halinde kanuni süresi içinde idari yargı mercilerinde dava açılması gerekir.

 

Devlet Memuru veya Diğer Kamu Görevlisi Personelin Sorumluluğu

Madde 44- Bu Yönetmelik'te gösterilmiş olan hasta haklarının fiilen kullanılmasına mani olan veya bu hakları başka şekilde ihlal eden personelin, cezai, mali ve inzibati sorumluluklarının tamamı veya bunlardan bir kısmı doğabilir.

Birinci fıkrada belirtilen sorumluluklar haricinde, ihlalin durumuna göre, personeli istihdam eden kurum ve kuruluş tarafından personel hakkında uygulanacak idari tedbir ve müeyyideler saklıdır.

 

 

Kamu Personelinin Sorumluluğunu Tespit Usulü

Madde 45- Kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personelin, hasta haklarını ihlal eden fiil ve halleri, şikayet halinde veya idarece kendiliğinden tespit edildiğinde, hadisenin takibi, soruşturulması ve gerekir ise müeyyideye bağlanması için doğrudan valiliklerce veyahut Bakanlık veya personelin görevli olduğu kurumlar tarafından müfettiş veya muhakkik görevlendirilir.

 

Kamu Personeli Hakkındaki Müeyyideler

Madde 46- Hasta haklarının Devlet memuru veya diğer kamu görevlisi personel tarafından ve görevleri sırasında herhangi bir şekilde ihlali halinde uygulanacak müeyyideler aşağıda gösterilmiştir:

a) Kamu görevlisi olan personelin fiilinin niteliğine göre, soruşturmacı tarafından hakkında disiplin cezası teklif edilmiş ise, mevzuatın öngördüğü disiplin cezaları yetkili amir veya kurullarca usulüne göre takdir edilir.

b) Hak ihlali aynı zamanda ceza hukukuna göre suç teşkil ettiği takdirde, memur olan personel hakkında, Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat hükümlerine göre yapılan soruşturma sonucunda lüzum-u muhakeme kararı verilir ise, dosya cumhuriyet başsavcılığı'na gönderilerek ceza davası açılması ve böylece personel hakkında fiiline uygun bulunan cezai müeyyidenin tatbiki sağlanır.

c) Anayasa'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13 üncü maddesi ve ilgili diğer mevzuat uyarınca, memurların ve diğer kamu görevlilerinin hukuki sorumluluğu doğrudan doğruya memur aleyhine açılacak dava yolu ile gerçekleştirilemez. Dava, 43 üncü maddede gösterilen usule göre, ancak idare aleyhine açılabilir. Bu personelin hukuki sorumluluğunun doğması, idare aleyhine açılacak dava neticesinde tazmin kararı verilmesine bağlıdır.

Kamu görevlisi personelin verdiği zarar, mahkeme kararı üzerine idare tarafından tazmin edildikten sonra, müsebbibi olan sorumlu personele rücu edilir.

d) Kamu görevlisi personelin mesleklerini resmi görevleri dışında serbest olarak icra etmekte iken işledikleri fiillerden dolayı haklarında 47 nci maddeye göre işlem yapılır.

 

 

Kamu Görevlisi Olmayan Personelin Sorumluluğu

Madde 47- Hasta haklarının Devlet memuru veya diğer kamu görevlisi olmayan personel tarafından herhangi bir şekilde ihlali halinde uygulanacak müeyyideler aşağıda gösterilmiştir:

a) Kamu görevlisi olmayan personel; hakları ihlal edilen hastanın doğrudan vaki olacak şikayeti üzerine veya bu fiillerin başka şekilde tespiti halinde Bakanlık veya başka kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan bildirim üzerine, bunların özel kanunlara göre kurulmuş olan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları haysiyet divanlarınca disiplin cezaları ile cezalandırılabilir.

b) Kamu görevlisi olmayan personelin hasta haklarını ihlallerinden doğan hukuki sorumlulukları, genel hükümlere göre doğrudan doğruya kendilerine veya bunları çalıştıran kurum ve kuruluşlara karşı veya hem kendilerine ve hem de çalıştıranlara karşı birlikte dava açılarak ileri sürülebilir.

c) Kamu görevlisi olmayan personel hakkında, ceza hukukuna göre suç teşkil eden fiilleri sebebiyle cezai müeyyideler tatbik edilmesi, genel hükümlere göre doğrudan doğruya cumhuriyet savcılıklarına yapılacak ihbar veya şikayet yoluyla gerçekleştirilebilir.

 

DOKUZUNCU BÖLÜM

Son Hükümler

 

Kurum ve Kuruluş Yetkililerinin Görevi

Madde 48- Sağlık kurum ve kuruluşlarının yetkilileri; bu Yönetmelik'te ve diğer mevzuatta belirtilen hasta haklarının lafzına ve ruhuna uygun olarak kullanılabilmesine yardımcı olmak amacı ile bu Yönetmelik'te gösterilen "hasta hakları"nı bir liste, tabela veya broşür haline getirerek, bunları sağlık kurum ve kuruluşunun, hastalar, personel ve ziyaretçiler tarafından kolayca ulaşılıp okunabilecek uygun yerlerinde bulundurmak da dahil olmak üzere, gereken bütün tedbirleri almakla mükellef ve yetkilidir.

 

Saklı Olan Hükümler

Madde 49- Milli güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması maksatları ve kanun hükümleri ile getirilen özel düzenlemeler ve sınırlamalar saklıdır.

 

(EK: RG 8/5/2014-28994) “Geçiş Hükmü

GEÇİCİ MADDE 1 –(EK: RG 8/5/2014-28994) Sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde bulunan hasta hakları birimleri, en geç üç ay içerisinde hasta iletişim birimine dönüştürülür. Bünyesinde hasta iletişim birimi bulunmayan sağlık kurum ve kuruluşları en geç altı ay içerisinde bu birimi kurar.

İl sağlık müdürlüğü bünyesinde hasta hakları kurulu oluşturuluncaya kadar mevcut hasta hakları kurulları görevine devam eder. Bu maddenin yayımı tarihinden itibaren en geç altı ay içerisinde il sağlık müdürlüğünce kurul oluşturulur. İl sağlık müdürlüğü bünyesinde kurul oluşturulduğu tarihte mevcut hasta hakları kurulu ve üyelerinin görevi sona erer.”

 

Yürürlük

Madde 50- Bu Yönetmelik, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 51- Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.

Madde Bağımlılığı Tedavi Yönetmeliği

29.12.2013 Tarih ve 28866 Sayılı Resmi Gazete;

MADDE BAĞIMLILIĞI TEDAVİ MERKEZLERİ YÖNETMELİĞİ

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

 

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; madde bağımlılarının ayakta veya yatarak tıbbi ve psiko-sosyal tedavileri ile tıbbi rehabilitasyonlarının yapıldığı merkezlerin açılması, işleyişi, denetlenmesi ve kapatılması ile merkezde çalışacak sağlık personelinin tespiti ve sertifikalandırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarına ait yataklı sağlık tesisleri bünyesinde açılan ayakta veya yatarak hizmet veren madde bağımlılığı tedavi merkezlerini ve buralarda görev yapacak personeli kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3 üncü maddesi ile 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci, 40 ıncı ve 47 nci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Ayakta tedavi: Bakanlıkça yetkilendirilmiş ayakta tedavi merkezlerinde, erişkin ve çocuk-ergen hastaların ayakta yapılan tedavi uygulamalarını,

b) Ayakta tedavi merkezi: Madde bağımlılarının ayakta teşhis, tıbbi ve psiko-sosyal tedavi ile tıbbi rehabilitasyon hizmetlerinin yapıldığı ruh sağlığı hastalıkları uzmanı bulunan kamu ve özel yataklı sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde kurulan Bakanlıkça faaliyet izni verilmiş madde bağımlılığı tedavi merkezlerini,

c) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını,

ç) Detoksifikasyon tedavisi: Vücudun, bağımlılık yapan maddeden arındırılması ve tedavi sırasında vücudun bu maddelere olan ihtiyacı sonucunda ortaya çıkan yoksunluk belirtilerinin giderilmesi için uygulanan müdahale ve tedavi usullerini,

d) Eğitim merkezi: Madde bağımlılığı alanında görev yapacak kişilere eğitim vermek üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş yataklı tedavi merkezlerini,

e) Genel Müdürlük: Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünü,

f) Komisyon: Madde Bağımlılığı Bilim Komisyonunu,

g) Madde bağımlılığı: 12/6/1933 tarihli ve 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi tutulan maddeleri ve kullanımı; bedensel, ruhsal ve sosyal problemlere sebebiyet veren maddelerin kullanım arzusunun durdurulamaması halini,

ğ) Merkez: Madde bağımlılığı tedavi merkezlerini,

h) Müdürlük: Bakanlık il sağlık müdürlüklerini,

ı) Psiko-sosyal tedavi: Hastanın remisyon süresini uzatmak, yeni psiko-sosyal beceriler kazanmasını ve topluma entegre olmasını sağlamak, yaşamını yapılandırmasına ve ruhsal sorunlarının çözümüne yardımcı olmak amacıyla yapılan tedaviyi,

i) Tıbbi rehabilitasyon: Yataklı ve ayakta hizmet veren merkezlerde yapılan detoksifikasyon sonrası ayakta ve/veya yatarak, ilaçlı ve/veya ilaçsız psiko-sosyal tedavileri içeren, kişinin sosyal açıdan düzelmesini hedefleyen tedavi sürecini,

j) Yatırılarak tedavi: Bakanlıkça yetkilendirilmiş yataklı tedavi merkezlerinde, erişkin ve çocuk-ergen hastaların yatırılarak yapılan tedavi uygulamalarını,

k) Yataklı tedavi merkezi: Madde bağımlılarının ayakta ve yatarak teşhis, tıbbi ve psiko-sosyal tedavi ve tıbbi rehabilitasyon hizmetlerinin yapıldığı kamu ve özel yataklı sağlık kurum kuruluşlarında kurulan Bakanlıkça faaliyet izni verilmiş madde bağımlılığı tedavi merkezlerini,

l) Yerine koyma tedavisi: Kişinin bağımlı olduğu maddenin yerine geçen ve bağımlı olduğu madde isteğini engelleyerek, sosyal, fiziksel ve psikolojik zararları azaltmak amacı ile agonist ya da kısmi agonist bir ilaçla yapılan tedaviyi,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Madde Bağımlılığı Bilim Komisyonu

Komisyonun teşkili

MADDE 5 – (1) Madde bağımlılığı alanında görüş vermek üzere Bakanlıkça, Madde Bağımlılığı Bilim Komisyonu teşkil edilir. Komisyon, Genel Müdür veya görevlendireceği bir daire başkanının başkanlığında;

a) Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumundan birer daire başkanı,

b) Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinden ve tıp fakültelerinin ruh sağlığı ve hastalıkları anabilim dalı öğretim üyelerinden ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı eğitim görevlisi veya öğretim üyesi ve çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı olmak üzere toplam yedi kişi,

c) Tıp fakültelerinin tıbbi farmakoloji anabilim dalından veya Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinden bir tıbbi farmakoloji uzmanı,

olmak üzere toplam onbir üyeden oluşur.

(2) Komisyon üyeleri iki yıl süre ile görev yaparlar. Yeni komisyon üyeleri seçilinceye kadar mevcut üyelerin görevi devam eder. Herhangi bir sebeple üyeliğin boşalması halinde, kalan süreyi tamamlamak üzere yeni üye seçilir. Üyeliğe aynı usulle tekrar seçilmek mümkündür. Seçilmiş üyelerden kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın iki defa üst üste veya bir üyelik döneminde yıllık izin, hastalık ve mazeret izinleri hariç toplam üç defa katılmayan üyenin komisyon üyeliği sona erer.

Komisyonun çalışma usûl ve esasları

MADDE 6 – (1) Komisyon; yılda en az iki defa olmak kaydıyla, ihtiyaca ve Bakanlığın daveti üzerine, Genel Müdürlük tarafından önceden belirlenmiş toplantı gündemine göre toplanır. Toplantı daveti; toplantı tarihi, yeri ve gündemi ile birlikte en az yedi gün önce üyelere yazılı ve/veya elektronik olarak bildirilir. Bakanlık gerekli hallerde, komisyonu olağan toplantılar dışında da toplantıya davet edebilir.

(2) Komisyon, üye tam sayısının 2/3 çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar alır. Oylarda eşitlik olması halinde, Başkanın görüşünün olduğu tarafın görüşü kabul edilmiş sayılır.

(3) Komisyon kararları, karar defterine yazılır ve toplantıya katılan üyelerce imzalanır. Karara muhalif olanlar, şerh koymak suretiyle kararları imza ederler. Muhalif görüş gerekçesinin karar altında veya ekinde belirtilmesi zorunludur. Bakanlık, gerektiğinde ulusal veya uluslararası alanda madde bağımlılığı tedavisinde uzman olan kişileri veya uzmanlık kuruluşlarının temsilcilerini, bilimsel görüşlerini almak üzere Komisyona davet edebilir veya bunlardan yazılı görüş isteyebilir.

Komisyonun görevleri

MADDE 7 – (1) Komisyonun görevleri şunlardır:

a) Madde bağımlılığı tedavisinin gelişimini izleyerek, Bakanlıkça belirlenecek ulusal stratejiler konusunda görüş bildirmek.

b) Madde bağımlılığı tedavi usûlleri ile ilgili tanı ve tedavi protokollerini oluşturmak ve gerektiğinde güncellemesi konusunda görüş bildirmek.

c) Bakanlığın talebi üzerine merkezlerin yıllık faaliyetlerini değerlendirmek, gerektiğinde merkezleri yerinde incelemek ve alınması gereken tedbirler konusunda görüş bildirmek.

ç) Madde bağımlılığı konusunda eğitim verecek merkezleri ve eğitimin kapsamını belirlemek.

d) Bakanlıkça belirlenecek diğer konularda görüş bildirmek.

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Yataklı ve Ayakta Tedavi Merkezlerinin Kurulması

 

Kurulma

MADDE 8 – (1) Merkez, sadece kadrosunda ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bulunan yataklı tedavi kurum ve kuruluşlarında kurulabilir.

(2) Merkez, Bakanlıktan izin alınması kaydıyla kurulabilir.

(3) Bakanlıkça verilen izin üzerine, kamu ve özel hastaneler bünyesinde merkez kurmak üzere gerekli düzenlemeler yapılır. Özel hastaneler merkez kurmaya ilişkin tüm düzenlemelerini 27/3/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği çerçevesinde yapar.

(4) Ek-10’da belirtilen uyuşturucu madde testlerini yapacak veya yapılmasını sağlayabilecek kamu ve özel yataklı sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde ayakta tedavi merkezi veya yataklı tedavi merkezleri olmak üzere merkez kurulabilir.

Planlama

MADDE 9 – (1) Bakanlık gerektiğinde, ilin demografik yapısı, madde bağımlılığı hastalarının bölgesel dağılımı gibi özellikleri dikkate alarak ülke genelinde merkezler için planlama yapabilir. Planlamaya ihtiyaç duyulması halinde Bakanlıkça duyuru yapılır.

Ön izin

MADDE 10 – (1) Madde bağımlılığı tedavi merkezi açmak isteyen kurum ya da kuruluşlar Bakanlıktan ön izin alır. Bunun için ek-6’da yer alan dilekçe ile müdürlüğe başvurulur.

(2) Yapılan başvuruyu değerlendirmek üzere müdürlük nezdinde bir değerlendirme komisyonu oluşturulur. İl değerlendirme komisyonu; müdür veya görevlendireceği bir müdür yardımcısının başkanlığında, ilgili şube müdürü, ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı ve bir teknik eleman olmak üzere en az dört kişiden oluşur. İl değerlendirme komisyonu başvuru dilekçesini ilin yapısı, ihtiyaçları, hasta potansiyeli gibi konularda değerlendirir. İl değerlendirme komisyonu sonucu bir rapor halinde müdürlüğe sunar.

(3) İl değerlendirme komisyonu raporu ve müdürlüğün uygun görüşü ile başvuru Bakanlığa iletilir. Bakanlık tarafından merkez açma talebi bulunan il, ülke genelinde yapılan planlama ve ilgili komisyonun raporuna göre değerlendirme yaparak o ilde merkez açılıp açılmayacağına karar verir. Uygun görülen başvurular için Bakanlıkça ön izin verilir.

 

Başvuru ve faaliyet izni

MADDE 11 – (1) Bakanlıkça, bünyesinde merkez açılmasına ön izin verilen kurum ve kuruluşlar ek-7’de yer alan belgeler ve ek-8’de yer alan dilekçe ile birlikte izin tarihinden itibaren üç ay içerisinde müdürlüğe başvurur, bu süre içerisinde başvurmayanların izinleri iptal edilir.

(2) Başvuru dosyasının; bu Yönetmelik hükümlerine uygunluğu müdürlük tarafından öncelikle dosya üzerinde değerlendirilir.

(3) Ek-7’de yer alan başvuru dosyası tam olan merkezler, il değerlendirme komisyonu tarafından personel, bina, tıbbî donanım ve araç-gereçler ile bu Yönetmeliğin öngördüğü diğer hususlara uygunluk yönünden yerinde incelenir ve sonuçları bir rapor halinde müdürlüğe sunulur.

(4) Ek-7’de yer alan başvuru dosyası tam olan ve yerinde yapılan incelemede fiziki koşulları uygun bulunan merkezler için Müdürlükçe ek-9’da yer alan madde bağımlılığı tedavi merkezi faaliyet izin belgesi düzenlenir ve Özel Hastaneler Yönetmeliği gereğince özel hastane faaliyet izin belgelerinin müdürlükçe düzenlenen ilgili bölümüne eklenir. Bu durumla ilgili Bakanlığa bilgi verilir.

(5) Yerinde yapılan incelemede fiziki koşulları uygun olmayan merkezlere, eksikliklerin giderilmesi için üç aya kadar ek süre verilebilir. Bu süre sonunda eksikliklerini gidermeyen merkezlerin başvuruları gerekçeleri belirtilmek suretiyle müdürlükçe reddedilir.

 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Yataklı Tedavi Merkezlerinin Sahip Olması Gereken Fiziki Şartlar ve

Personel Durumu

 

Bina durumu

MADDE 12 – (1) Merkez, madde bağımlılığı tedavisi için ayrılmış en az 10 yatağa sahip, ek-10’da belirtilen uyuşturucu madde testlerini yapabilecek laboratuvarı bünyesinde bulunduran veya bu hizmeti sunan laboratuvarlardan hizmet alan kamu ve özel yataklı sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde kurulur.

(2) Bünyesinde hem erişkin hem de çocuk-ergen tedavi hizmetinin verileceği merkezlerde; çocuk-ergen servisi yetişkin servisinden tamamen izole, mümkünse farklı bir binada bulunur. Farklı bir binanın olmaması durumunda giriş ve çıkışı, bahçesi, yemekhanesi ve benzeri alanları tamamen yetişkin hastalardan izole olur.

Hasta odaları

MADDE 13 – (1) Yataklı tedavi merkezlerinde güvenlik esastır. Merkezin bina, duvar, pencere ve kapıları ile iç dizaynı hastaların güvenliğini sağlayacak şekilde yapılır. Genel hastane içinde açılacak merkezlerin, hastanenin diğer birimleri ile güvenlik açısından giriş çıkışlarda izolasyonu sağlanır ve klinik giriş kapısı denetim altında tutulur. Hastaların kendine ve çevresine zarar verme ihtimali göz önüne alınarak alt katlarda olması tercih edilir.

(2) Güvenlik açısından pencere çerçeveleri sağlam malzemelerden ve ağır darbelere dayanıklı olur. Pencere camları kırılmaz ve dış pencerelerinin kısmi açılan emniyet tertibatı bulunur. Hasta odalarının pencerelerinde güvenliği sağlayacak şekilde ve estetiğe uygun özel çelik kafesler yapılır.

(3) Hasta oda kapıları dışarıdan müdahale ile açılabilir kilit sistemine sahip olur. Hasta odalarında hastanın kendine zarar verme ihtimaline karşı banyodaki askılıklar bel hizası altında tutulur veya otuz kilo üstünde ağırlığı taşıyamaz özelliği olur.

(4) Banyoda kırılmaz özellikli ayna duvara gömülü olur. Banyo ve tuvaletlerin kapıları dışarıdan müdahale ile açılabilir kilit sistemine sahip olur.

(5) Engelli hastalar için, hasta yatak sayısı otuz ve altında olan merkezlerde en az bir olmak kaydıyla ve ilave her otuz hasta yatağına bir eklenmek suretiyle, ilgili mevzuata uygun nitelikte engelli hasta odası tesis edilir.

(6) Tek yataklı hasta odaları en az dokuz metrekare, birden fazla yataklı odalarda yataklar ayrılabilir olur ve hasta yatağı başına yedi metrekare alan olur.

 

Özellikli bakım ve tedavi odası

MADDE 14 – (1) Merkezlerde, detoksifikasyon tedavisinin yapıldığı ve ortaya çıkabilecek komplikasyonların takibi için özellikli bakım ve tedavi odası bulunması gerekir. Merkezler asgari on yataklı açılır. Bunun iki yatağı özellikli tedavi ve bakım yatağı olarak ayrılır ve yatak en az 12 metrekare olur. Her 15 yatağa bir adet özellikli tedavi ve bakım yatağı eklenir. Tedavi merkezi hastane binası bünyesinde yer alıyor ise özellikli bakım ve tedavi odası olarak hastanenin yoğun bakım ünitesi kullanılır. Bu yataklardan birisi gereken hallerde engellilerin de tedavi edilebileceği şekilde düzenlenir.

(2) Özellikli bakım ve tedavi odasında, görevli sağlık personelince hastaların sürekli gözetim ve izlenmesine uygun nitelikte bir mekân oluşturulur ve 13 üncü maddede yer alan güvenlik tedbirleri sağlanır.

(3) Bu odalarda ek-3’te sayılan tıbbi cihaz ve malzemeler bulundurulur. Bu ünitenin, hasta ve ziyaretçi alanları ile doğrudan bağlantısı olamaz. Özellikli bakım ve tedavi odalarında yatan hastalar, hemşire istasyonundan izlenebilecek şekilde, yataklar arası uygun biçimde ve kişi mahremiyetini sağlayacak şekilde ayrılır.

Poliklinik ve görüşme odası

MADDE 15 – (1) Merkezlerde poliklinik muayene odası, yeterli şekilde aydınlatılan ve havalandırılan, uzmanlık dalına uygun araç-gereç ve donanıma haiz olur.

(2) Merkezlerde asgari bir adet olmak üzere psikolog ve sosyal çalışmacıların hastalar ve aileleri ile görüşmek ve test uygulamak üzere kullanacakları yeterli şekilde aydınlatılan ve havalandırılan en az altı metrekare büyüklüğünde hasta görüşme odası olur.

Çok amaçlı grup terapi alanı

MADDE 16 – (1) Merkezlerde grup terapileri için, genel toplantı ve eğitimlerin yapılabileceği en az 20 m² büyüklüğünde gerekli donanıma sahip, yeterli büyüklükte bir alan ayrılır. Yatak sayısına ve uğraşının özelliğine göre birden fazla grup terapi alanı ve uğraş terapi odası oluşturulur.

Diğer alanlar

MADDE 17 – (1) Merkezlerde tedavi ekibinin kullanacağı, hasta değerlendireceği ve rutin toplantılarını yapacakları toplantı odası bulunur.

(2) Bina içinde veya dışında, hastaların en az iki farklı dalda spor yapmasına imkan sağlayan teknik donanıma haiz spor alanları ayrılır.

(3) Merkezlerde hem hastalar ve hem de personel için ayrı ayrı olmak üzere yeterli sayıda erkek ve kadın tuvaleti ve banyosu bulunur. Tuvalet ve banyo kapılarının dışa doğru açılması zorunludur. Engelliler için ilgili mevzuata uygun nitelikte, her merkezde asgari bir olmak kaydı ile ilave her otuz yatak için bir adet olmak üzere ayrı tuvalet ve banyo bulunur. Poliklinik katında en az bir adet engelli tuvaleti bulunur.

(4) Tıbbî atıklar ve çöpler için 22/7/2005 tarihli ve 25883 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tıbbî Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak gerekli tedbirler alınır.

(5) Merkezlerde çalışan bütün personel için binanın durumuna ve personel sayısına göre yeterli miktarda çalışma odası, giyinme dolabı, tuvalet ve lavabo bulunur. Nöbet tutan personel için dinlenme yerleri ayrılır.

(6) Hasta mahremiyeti dikkate alınmak şartıyla, merkezin tüm alanlarını gözetleyebilecek şekilde güvenlik kameraları yerleştirilir ve kamera görüntüleri sürekli takip edilir. Bu kayıtlar 30 gün süre ile saklanır.

(7) Merkezlerde ilaçların güvenliği sağlanır.

(8) Merkezlerde, emniyet gözetim zincirine uygun şekilde biyolojik materyal alınır ve uygun saklama alanı oluşturulur.

(9) Yataklı tedavi merkezlerinde asgari olarak ek-2’de belirtilen tıbbi cihaz ve malzemeler bulundurulur.

Personel durumu

MADDE 18 – (1) Merkezlerde ilgili Tebliğe göre sertifikalı personel çalışabilir. Ancak görevlendirilecek yeterli sayıda sertifikalı personel bulunmadığı takdirde aynı unvana sahip personel bu merkezlerde görevlendirilir. Bu durumda görevlendirilen personel açılacak ilk eğitime tabi tutulur. Merkezlerde asgari olarak, ek-4’teki tabloda yer alan personel bulundurulur.

(2) Merkezlerde, hastaların yaş grubuna ve meslek tercihlerine göre görevlendirilecek öğretmen, uğraş terapisti yapabilecek spor eğitimcisi, sanat eğitimcisi ve benzeri eğiticiler ile tercihen tedavi görmüş ve madde bağımlılığı konusunda eğitilmiş eski madde kullanıcılarından tedavi ekibi içinde yer almasında yarar görülecek bir kişi görev alır.

(3) Tüm merkezlerde yeterli sayıda memur ve/veya tıbbi sekreter, destek ve güvenlik personeli bulundurulur.

Personelin görev, yetki ve sorumlulukları

MADDE 19 – (1) Hastaların tıbbî açıdan izlenmesinden, tedavilerinin planlanmasından ve hastalara tıbbî yönden faydalı olacak idarî tedbirlerin belirlenmesinden, sorumlu olmak üzere ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı sorumlu uzman tabip olarak görev yapar. Çocuk-ergen bağımlılık tedavi servislerinden çocuk ergen ruh sağlığı uzmanı sorumludur. Ancak çocuk ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bulunmaması durumunda ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı çocuk-ergen servisinden sorumludur.

(2) Her merkezde, tedavi protokolüne göre hastalara tedavi uygulamak, hastaları tıbbî yönden izlemek, tedavi seansları ile ilgili hastanın dosyasına gözlem notunu kaydetmek, Yönetmeliğe uygun idarî ve tıbbî tedbir ve şartları gözetmek, akut komplikasyonlarda ilk müdahaleyi yapmak ve hizmetin 24 saat boyunca devamlılığını sağlamak ile görevli ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı veya tabip bulunur. Tedavi protokolleri merkezdeki ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından belirlenir.

(3) Merkezlerde, hastaların psikolojik sorunlarının çözümlenmesine yardım edecek, çeşitli psikolojik test ve ölçekleri uygulayarak hastaların sorunlarının belirlenmesine, hastalara iletişim becerisi ve problem çözme becerisi kazandırmaya yardımcı olacak psikolog bulundurulur.

(4) Merkezlerde, bireye ve aileye yönelik sosyal hizmet uygulamalarını yürütmekle görevli ve psiko-sosyal tedavi ekibinin bir parçası olarak sosyal çalışmacı bulundurulur.

(5) Merkezlerde, hastanın her türlü tıbbî bakımını sorumlu tabibin ve tabibin tedavi planına göre yapmak, hastalara eğitim vermek, rutin hasta takiplerini yapmak ve tedavilere ilişkin kayıtları tutmak ve ilgili mevzuat ile kendilerine verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere hemşire/sağlık memuru bulundurulur.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Ayakta Tedavi Merkezlerinde Bulundurulması Gereken Bölümler

 

Poliklinik ve görüşme odası

MADDE 20 – (1) Merkezlerde; poliklinik muayene odası, yeterli şekilde aydınlatılan ve havalandırılan, uzmanlık dalına uygun araç, gereç ve donanım bulundurulur.

(2) Merkezlerde asgari bir adet olmak üzere psikolog ve sosyal çalışmacıların hastalar ve aileleri ile görüşmek ve test uygulamak üzere kullanacakları yeterli şekilde aydınlatılan ve havalandırılan en az altı metrekare büyüklüğünde hasta görüşme odası olur.

Çok amaçlı grup terapi alanı

MADDE 21 – (1) Grup terapileri için, genel toplantı ve eğitimlerin yapılabileceği en az 10 m² büyüklüğünde gerekli donanıma sahip ve yeterli büyüklükte alan ayrılır.

Personel durumu

MADDE 22 – (1) Merkezlerde, bu konuda eğitim almış sertifikalı personel çalışır. Ancak görevlendirilecek yeterli sayıda sertifikalı personel bulunmadığı takdirde aynı unvandan personel bu merkezlerde görevlendirilir. Bu durumda görevlendirilen personel açılacak ilk eğitime tabi tutulur. Merkezlerde asgari olarak, ek-5’teki tabloda yer alan personel bulundurulur.

(2) Merkezlerde, hastaların yaş grubuna ve meslek tercihlerine göre görevlendirilecek öğretmen, uğraş terapisti yapabilecek spor eğitimcisi, sanat eğitimcisi ve benzeri eğiticiler ile tercihen tedavi görmüş ve madde bağımlılığı konusunda eğitilmiş eski madde kullanıcılarından tedavi ekibi içinde yer almasında yarar görülecek bir kişi görev alır.

(3) Tüm merkezlerde yeterli sayıda memur ve/veya tıbbi sekreter, destek ve güvenlik personeli bulundurulur.

ALTINCI BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

 

Eğitim verecek merkezlerin tespiti

MADDE 23 – (1) Bu Yönetmeliğe göre açılma izni almış olan eğitim ve araştırma hastaneleri ve üniversite hastaneleri bünyesindeki merkezlere Komisyonun görüşü alınarak Bakanlıkça eğitim merkezi yetkisi verilir.

Kayıt ve bildirim

MADDE 24 – (1) Merkezlere, muayene, teşhis ve tedavi amacıyla başvuran hastalar ile ilgili olarak yapılan tıbbî ve idarî işlemlere ilişkin kayıtların ilgili mevzuata uygun olarak düzenli bir şekilde tutulması zorunludur.

(2) Merkezlerde hastalara ilişkin olarak tutulan bütün kayıtların gizliliği esastır. Ancak merkezlerden istenilen bilgilerin, gizlilik prensibi gözetilmek suretiyle Bakanlığa gönderilmesi zorunludur.

Merkezlerinin denetlenmesi ve yaptırımlar

MADDE 25 – (1) Merkezler; Bakanlıkça yapılacak olan olağan ve olağan dışı denetimler hariç, ek-11’de yer alan madde bağımlılığı tedavi merkezleri denetleme formu esas alınarak biri ruh sağlığı hastalıkları uzmanı olmak kaydıyla en az iki kişiden oluşan denetim ekibince iki yılda bir kez müdürlükçe denetlenir.

(2) Müdürlük denetim ekipleri tarafından yapılan denetimlerde tespit edilen eksiklikler ile orantılı olarak merkezlere eksikliklerin giderilmesi için altı aya kadar süre verilir. Süre sonunda eksikliklerin tam olarak giderilemediği durumlarda müdürlükçe üç aya kadar ek süre verilir. Bu durum hastanenin mesul müdürüne/başhekimliğe yazılı olarak bildirilir. Belirlenen süreler zarfında eksikliklerin giderilmesi zorunludur. Müdürlükçe yapılan işlemler, ayrıca rapor halinde Bakanlığa sunulur.

(3) Ek-11’de yer alan madde bağımlılığı tedavi merkezleri denetleme formuna göre yapılan denetim sonucunda, tespit edilen eksiklikler ile orantılı olarak eksikliklerin giderilmesi için müdürlükçe bir ay ile altı ay arası süre verilir. Verilen süre sonunda gerekli düzenlemelerin yapılmadığı, faaliyete esas kriterlerin kaybedildiği ve/veya hastaların tanı, tedavi ve takibinin olumsuz etkilendiğinin tespit edildiği durumlarda müdürlük tarafından rapor tutularak Bakanlığa gönderilir. Bakanlık, Müdürlükçe gönderilen raporu incelemek suretiyle faaliyet izninin iptal edilip edilmeyeceğine karar verir.

(4) Faaliyet izinleri iptal edilen merkezlerde tedavi gören hastalar, hastaların tedavileri aksatılmaksızın müdürlük tarafından, sağlık güvencelerine göre veya hastaların talebi doğrultusunda diğer merkezlere nakledilir.

(5) Merkezler, standart tedavi yöntem ve protokolleri dışındaki hiçbir tedavi şeklini Bakanlığın izni olmadan uygulayamaz.

Yürürlükten kaldırılan yönetmelik

MADDE 26 – (1) 16/2/2004 tarihli ve 25375 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Mevcut merkezlerin uyumu

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce madde bağımlılığı tedavisi yapmakta olan merkezler, bu Yönetmeliğin fiziki ve bina standartlarına ilişkin hükümlerini beş yıl, diğer şartlarını da iki yıl içerisinde sağlar. Uyum sağlayıncaya kadar mevcut merkezler ek-1’de belirtilen ilaç raporunu düzenleyebilir. Belirlenen süre sonunda bu Yönetmeliğe uygun hale gelmeyen merkezlerin faaliyet izinleri Bakanlıkça iptal edilir.

Yürürlük

MADDE 27 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

Yürütme

MADDE 28 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.

Yönetmelik Ekleri.docx

Tıbbi Sosyal Hizmet Uygulama Yönergesi

TIBBİ SOSYAL HİZMET UYGULAMA YÖNERGESİ

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Dayanak, Tanımlar

Amaç

Madde 1- (1) Bu Yönergenin amacı; Yönerge kapsamındaki sağlık kurum ve kuruluşlarından hizmet alan hastaların tedavi sürecini etkileyen psiko-sosyal ve sosyo-ekonomik sorunlarının, sosyal hizmet mesleği ve disiplininin yöntem ve teknikleriyle zamanında çözümlenebilmesi için tıbbi sosyal hizmetin planlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esasları belirleyerek tıbbi sosyal hizmet uygulamalarının insan hakları, eşitlik ve sosyal adalet temelli bir anlayış ile etkili ve ulaşılabilir bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamaktır.

Kapsam ve dayanak

Madde 2- (1)Bu Yönerge; Sağlık Bakanlığı’na bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarını kapsar.

(2) Bu Yönerge; 13/12/1983 tarihli ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43.maddesine dayanılarak ve 10/09/1982 tarihli ve 8/5319 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

Madde 3- (1)Bu yönergede geçen;

a) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını,

b) Bakan: Sağlık Bakanını

c) Genel Müdürlük: Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünü

ç) Genel Müdür: Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürünü

d) Komisyon: Tıbbi Sosyal Hizmetler Bilimsel Danışma Komisyonunu

e) Şube: Tıbbi Sosyal Hizmetler Şubesini

f) Müdürlük: İl Sağlık Müdürlüklerini

g) Tıbbi sosyal hizmet: Ayakta ya da yatarak tedavi gören hastaların tıbbi tedaviden etkili bir şekilde yararlanması, sosyal sağlığının korunması ve geliştirilmesi, tedavi sürecinde hastanın ailesi ve çevresi ile ilişkilerinin düzenlenmesi, tedavi sürecini etkileyen psiko-sosyal ve sosyo-ekonomik sorunlarının zamanında çözümlenerek sosyal işlevselliğini yeniden kazanması amacıyla yürütülen sosyal hizmet uygulamasını,

ğ) Sosyal hizmet müdahalesi: Bireyle, grupla, aileyle, toplumla sosyal hizmet ve sosyal hizmet araştırması yöntemlerinin kullanıldığı ve başvuru, inceleme, müdahale, değerlendirme, uygulama, sonuçlandırma ve izleme aşamalarının gerçekleştirildiği tıbbi sosyal hizmet uygulamasını,

h) Birim: Tıbbi sosyal hizmet uygulamalarının yürütüldüğü, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşları bünyesindeki sosyal hizmet birimini,

ı) Hastane: Sağlık Bakanlığına bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarını ifade eder.


İKİNCİ BÖLÜM

Tıbbi Sosyal Hizmetler Bilimsel Danışma Komisyonunun Teşkili, Görevleri,

Çalışma Usul ve Esasları

 

Komisyonun teşkili

Madde 4- (1)Bakanlığımızın tıbbi sosyal hizmetler politikasının oluşturulması, uygulamaların etkinleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla bir bilimsel danışma komisyonu oluşturulur. Komisyon, Genel Müdürün önerisi ve Bakan onayı ile kurulur.

(2) Komisyon, Genel Müdür veya görevlendireceği en az daire başkanı düzeyinde bir idari amir başkanlığında Bakanlıkça seçilecek;

a) Üniversitelerin sosyal hizmet bölümlerinde görevli ve tıbbi sosyal hizmet alanında çalışmaları olan dört akademisyen,

b) Bakanlığa bağlı eğitim ve araştırma hastanesinde görevli iki sosyal hizmet birimi sorumlusu, olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur.

Üyeler, Komisyon başkanının önerisi üzerine Bakan onayıyla seçilir. Komisyona seçilen üyeler iki yıl süre ile görev yapar. Görev süresi dolan Komisyon üyeleri tekrar aynı görev için seçilebilir. Komisyondan ayrılan üyenin yerine, aynı usulle yeni üye seçilir. Komisyon başkanı gerek gördüğü takdirde mevcut Komisyon üyelerinden yeni üyelerle ilgili öneri isteyebilir. Seçilmiş üyelerden mazeretsiz olarak bir yıl içerisinde iki toplantıya katılmayanların üyelikleri düşer.

(3)  Genel Müdürlükçe gerek görüldüğü hallerde alt komisyonlar oluşturabilir.

(4) Tıbbi sosyal hizmet alanındaki sivil toplum örgütleri ile diğer kurum ve kuruluşların temsilcileri toplantıya davet edilebilir. Bu şekilde davet edilenlerin Komisyon kararlarında oy hakkı olmaz.

Komisyonun görevleri

Madde 5- (1) Komisyonun görevleri şunlardır:

a) Tıbbi sosyal hizmet uygulamasına ilişkin konuları değerlendirmek ve bu konularda Bakanlığa görüş ve tavsiyelerde bulunmak,

b) Tıbbi sosyal hizmet uygulamalarına ilişkin olarak hazırlanan mevzuat hakkında Bakanlığa görüş bildirmek,

c) Tıbbi sosyal hizmet konusunda ulusal politika ve protokollerin belirlenmesi hususunda Bakanlığa bilimsel destek vermek,

ç) Tıbbi sosyal hizmet uygulamaları ile ilgili her türlü eğitim materyali, broşür, kitap vb. hazırlanmasında ve medya faaliyetlerinde Bakanlığa yardımcı olmak,

d) Konuyla ilgili verilecek görevleri yerine getirmek.

Komisyonun çalışma usul ve esasları

Madde 6- (1) Komisyon yılda en az iki kez Bakanlığın daveti üzerine toplanır. Komisyon başkanı, gerektiğinde komisyon üyelerini toplantıya çağırabilir.

(2) Komisyon, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır. Kararlar toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır. Oylarda eşitlik olması halinde Komisyon başkanının yer aldığı tarafın görüşü kabul edilmiş sayılır.

(3) Karara muhalif olanlar, şerh koymak suretiyle kararları imza ederler. Muhalif görüş gerekçesinin karar altında veya ekinde belirtilmesi zorunludur. 

(4) Komisyonun sekretaryası Tıbbi Sosyal Hizmetler Şubesi tarafından yürütülür.

(5) Gündem, Komisyon başkanı veya Komisyon üyelerinin tekliflerine göre tespit edilir ve acil durumlar dışında yazılı olarak toplantı daveti ile birlikte en az 15 gün önceden Şube tarafından bildirilir.

(6) Komisyon gündem maddelerini görüşür, alınan kararlar Komisyon Karar Defterine işlenerek üyelerce imzalanır ve Şube tarafından Bakanlığın ilgili birimlerine rapor şeklinde gönderilir.

                                                                

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

İdari Yapılanma

 

Tıbbi Sosyal Hizmetler Şubesi

 Madde 7- (1) Bakanlık Tıbbi Sosyal Hizmetler Şubesi, Bakanlığa bağlı hastanelere başvuran hastaların, psiko-sosyal ve sosyo-ekonomik sorunlarının çözümlenmesi amacıyla, tıbbi sosyal hizmet uygulamalarının geliştirilmesi, ülke genelinde planlanması, uygulanması, denetlenmesi ve koordinasyonundan sorumludur.

Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şubesi:

Madde 8- (1) Tıbbi sosyal hizmet uygulamalarının il genelinde yürütülmesi, koordine edilmesi ve denetlenmesi ile bu hususta Bakanlıkça verilecek görevlerin yerine getirilmesinden müdürlük bünyesindeki Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şubesi sorumludur. Şubenin görevlerini yürütmesine ilişkin ihtiyaçları müdürlükçe karşılanır.

(2)Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şubesinin il genelinde tıbbi sosyal hizmet uygulamalarına ilişkin görev ve sorumlulukları şunlardır:

a) Sosyal çalışmacı istihdamını sağlamak üzere il bazında planlama yaparak gerektiğinde il dahilindeki sosyal çalışmacıların görev yeri değişikliklerini yapmak, birden fazla sosyal çalışmacının bulunduğu hastanelerden sosyal çalışmacı olmayan hastanelere il genelindeki ihtiyaç duyulan hastanelerin tamamında en az bir sosyal çalışmacı bulunacak şekilde personel görevlendirmelerini yapmak; bununla ihtiyacın giderilememesi halinde Bakanlık personel alım politikaları doğrultusunda talepte bulunarak ihtiyacın karşılanmasını sağlamak,

b) Öncelik sırasına göre il dahilindeki A grubu, B grubu ve diğer hastanelerde sosyal hizmet birimi kurulmasını sağlamak,

c) Uygulamaya ilişkin sorunların çözümü ve etkinliğinin artırılması amacıyla sosyal çalışmacı ve hastane yöneticileri ile toplantılar yapmak,

ç) Tedavi sürecinde sosyal hizmet müdahalesine ihtiyaç duyan hastaların sorunlarını çözmek amacıyla hastane sosyal hizmet birimi ve hastane idareleriyle; gerektiğinde il genelinde valilik, belediyeler, sosyal hizmetler il müdürlükleri, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları vb. kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlamak,

d) Sosyal çalışmacıların, hastane yöneticilerinin ve çalışanlarının tıbbi sosyal hizmet uygulamalarına ilişkin eğitim faaliyetlerini yürütmek,

e) Sosyal hizmet birimlerinin kayıt ve istatistiklerini kontrol etmek, faaliyet raporlarını tek rapor haline getirerek, Bakanlıkça her istendiğinde ve rutin olarak her yılın Ocak ve Temmuz aylarının sonuna kadar Ek-5’deki Sosyal Hizmet Birimi Faaliyet Formu ile Bakanlığa göndermek,

f) Tıbbi sosyal hizmet uygulamaları hakkında vatandaşların, hasta ve yakınlarının bilgilendirilmesini sağlamak,

g)  Sosyal hizmet birimlerinin faaliyetlerine ilişkin denetimleri yapmak ve raporlamak,

ğ)  Bu Yönerge kapsamında Bakanlıkça verilecek diğer görevleri yerine getirmek.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Sosyal Hizmet Birimlerinin Teşkili, Çalışma Usul ve Esasları ile Birim Çalışanlarının

Görev ve Sorumlulukları

Sosyal hizmet birimi

Madde 9- (1)Bünyesinde sosyal çalışmacı olan hastanelerde bu Yönergenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde; bünyesinde sosyal çalışmacı bulunmayan hastanelerde ise sosyal çalışmacının göreve başladığı tarihten itibaren en geç bir ay içindesosyal hizmet birimi kurulur. Sosyal hizmet birimi, başhekime bağlı olarak faaliyet gösterir.

(2)Birimin çalışma usul ve esasları şunlardır:

a) Hastanede görev yapan sosyal çalışmacıların tamamı birime bağlı olarak çalışır.

b) Sosyal hizmet müdahalesine ihtiyaç duyan hastaların sık görüldüğü acil, psikiyatri, onkoloji, fizik tedavi vb. klinikler-servisler ile diyaliz, çocuk izlem merkezi vb. birimlerde tam veya kısmi zamanlı olarak sosyal çalışmacının gerekli olması halinde, hastanedeki sosyal çalışmacı sayısına göre planlamayı sosyal hizmet birim sorumlusu yapar.

c) Sosyal çalışmacılar, sosyal hizmet birim sorumlusunun onayı dışında başka bir birim ya da klinik-serviste görevlendirilemez. Söz konusu birimlerde ya da klinik-servislerde sosyal çalışmacıya ihtiyaç varsa Ek-1’deki Sosyal Konsültasyon Formu ile birime talep iletilir.

ç) Klinikte-serviste veya farklı hizmet birimlerinde, sosyal çalışmacıların mesleki çalışmalarını yürütmesi için gerekli koşullar, ilgili klinik-servis veya birim dahilinde sağlanır.

d) Hastaneye başvuran ve tıbbi tedavi sürecinde sosyal hizmete ihtiyaç duyan hastalar, hastanın hekimi tarafından Ek-1’deki forma uygun olarak birime havale edilir.

e) Sosyal çalışmacının mesleki görüşme yaptığı her hasta için Ek-2’deki Hasta Görüşme Formu düzenlenir. Hastayla ilgili yapılan her görüşme süreci bu forma kaydedilir.

f) Formlar birimde muhafaza edilir. Gerekli durumlarda hasta dosyasına Ek-2 formu eklenir. Görüşme neticesinde hasta hekim tarafından havale edilmiş ise hekimine Ek-1 formu ile bilgi verilir.

g) Sosyal hizmet müdahalesi kapsamında, gerektiğinde hastanede, hastanın ikametinde, işyerinde, okulunda veya sosyal ortamında sosyal inceleme yapılır.

ğ) İncelemeyi yapan sosyal çalışmacı, Ek-3’deki Sosyal İnceleme Raporunu düzenler.  Sosyal çalışmacı, bu raporun gerekli hallerde, ilgi kurum ve kuruluşlara bir üst yazı ekinde gönderilmesini sağlar. Raporun bir nüshası gizliliğe uygun olarak birimde muhafaza edilir ve bir nüshası hasta dosyasına konur. Hastane dışı kurumlardan hizmet talebi resmi yazı ile yapılır.

h) Yapılan sosyal hizmet müdahalesi her bir gün için Ek-4’deki Sosyal Hizmet Birimi Kayıt Defterine kaydedilir. Aynı gün içinde aynı kişi için birden fazla kayıt yapılmaz.

ı) Sosyal hizmet biriminin yaptığı çalışmalar, Ek-5’deki Sosyal Hizmet Birimi Faaliyet Formu veya Bakanlıkça belirlenecek formlar ile Bakanlıkça her istendiğinde ve rutin olarak, her yılın Ocak ve Temmuz aylarının ilk haftasının sonuna kadar hazırlanarak Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şubesi’ne resmi yazı ve e-posta olarak iletilir. Tüm formlar hastane otomasyon sistemine eklenir. Kayıt ve raporlar zamanında ve düzenli olarak tutulur.

Birimin fiziki nitelikleri

Madde 10- (1)Sosyal hizmet birimi, tercihen hastanelerin giriş katında, hasta ve yakınlarının kolayca ulaşabilecekleri yerlerinde kurulur.

(2) Birim odası, yeterli havalandırma, ısıtma ve donanıma sahip, büro hizmetleri ve hasta görüşmelerinin yapılabileceği genişlikte iki bölümlü olarak oluşturulur.

(3) Şehir içi ve şehirlerarası görüşmelere açık telefon hattı, faks, internet bağlantılı bilgisayar, yazıcı, yeterli sayıda koltuk, sandalye, masa, kırtasiye malzemesi gibi araç gerecin sağlanmasından Başhekimlik sorumludur.

Birim sorumlusunun görev ve sorumlulukları

Madde 11- (1)Birimdeki sosyal çalışmacılardan, deneyimli olanlar arasından tercihen alanında yüksek lisans yapmış olanı Başhekim tarafından birim sorumlusu olarak görevlendirilir.

(2)Birim sorumlusunun görev ve sorumlulukları şunlardır:

a) Sosyal çalışmacın görev tanımında belirtilen işlerin takip ve denetiminden sorumludur.

b) Sosyal çalışmacıların görev dağılımını yapar.

c) Birimin çalışmalarının ilgili mevzuata göre yürütülmesini sağlar.

ç) Mesleği ile ilgili konularda hastane personeline, hasta ve hasta yakınlarına yönelik eğitim programlarını hazırlar, organize eder, yürütür ve eğitim materyali geliştirir.

d) Sosyal hizmet okullarının lisans, yüksek lisans, doktora programlarında öğrenim gören öğrencilerin hastanedeki staj uygulamalarını koordine eder.

e) Hastaneye başvuran hastaların sosyal hizmet müdahalesine yönelik, sağlık çalışanları, birim amirleri ve hastane yöneticileriyle işbirliği yapar.

f) Gerektiğinde hastanenin; hastane konseyi, sağlık kurulu vb. toplantılarına katılabilir.

g) Sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin katkı ve katılımlarını sağlar ve hizmetlerini düzenler.

ğ) Birimin arşiv, kayıt ve raporlamalarının düzenli tutulmasını sağlar.

h) Hastanedeki sosyal çalışmacı sayısı sekiz veya altında olduğunda birim sorumluğunu, sosyal çalışmacının görevlerine ek olarak yürütür.  

Sosyal çalışmacının görev ve sorumlulukları

Madde 12- (1)Hastaneye başvuran hastaların psiko-sosyal ve sosyo-ekonomik sorunlarını tespit eden, sorunlarıyla ilgili sosyal hizmet müdahalesini planlayan ve uygulayan, üniversitelerin dört yıllık sosyal hizmet bölümlerinden mezun sağlık personelidir.

(2)Sosyal çalışmacının görev ve sorumlulukları şunlardır:

a) Mesleki çalışmalarını ilgili mevzuata uygun olarak yürütür.

b) Hastaneden hizmet alan,

1. Kimsesiz, terk ve bakıma muhtaç hastalar,

2. Engelli hastalar,

3. Sağlık güvencesiz hastalar,

4. Yoksul hastalar,

5. Aile içi şiddet mağduru hastalar,

6. İhmal ve istismara uğramış çocuk hastalar,

7. Mülteci ve sığınmacı hastalar,

8. İnsan ticareti mağduru hastalar,

9. Yaşlı, dul ve yetim hastalar,

10. Kronik hastalar,

11. Ruh sağlığı bozulmuş hastalar,

12. Alkol ve madde bağımlısı hastalar,

13. Yabancı uyruklu olup tedaviden yararlanamayan hastalar

14. İl dışından gelen hastalar,

öncelikli olmak üzere tıbbi sosyal hizmete ihtiyaç duyan hastalar için sosyal hizmet müdahalesini planlar ve uygular.

c) Hastalığa ve tedavi sürecine uyumda zorlanan hastaların uyumunu sağlamak için gerekli sosyal hizmet müdahalesinde bulunur.

ç) Hastanede yatarak tedavisi tamamlandığı halde ikametine gidemeyecek derecede düşkün ve kimsesi bulunmayan veya aileleri tarafından alınmayan hastaların ikametine nakillerini koordine eder. Bu kapsamda mahalli idarelerle koordinasyonu sağlar.

d) Afetlerde, gerekli sosyal hizmet müdahalesini planlar ve uygular.

e) Tıbbi sosyal hizmetle ilgili konularda hastane personeline, hasta ve hasta yakınlarına yönelik eğitimler yapar.

f) Mesleği ile ilgili kongre, sempozyum, eğitim vb. toplantılara katılır, mesleki projeler planlar ve uygular.

g) Rapor ve kayıtları gizlilik ilkesine uygun olarak tutar.

ğ) Çalışmalarından birim sorumlusuna karşı sorumludur.

h) Tek sosyal çalışmacı olması halinde birim sorumlusunun görevlerini yerine getirir.

ı) Birim sorumlusunca verilen diğer görevleri yerine getirir.

Birim sekreterinin görev ve sorumlulukları

Madde 13- (1)Birimin sekretarya işlerini yürütmek üzerebilgisayar kullanabilen, birimin yazışma ve dosyalama işlerini yapabilecek nitelikte personel görevlendirilir.

(2) Birim sekreteri aşağıdaki görevleri yerine getirir:

a) Birime başvuran hastaları Sosyal Hizmet Birimi Kayıt Defterine kayıt eder.

b) Sosyal hizmet birimine başvuran hastaların randevularını düzenler ve takip eder.

c) Birimin resmi yazılarını hazırlamak, imzalarını takip etmek ve ilgili yerlere gönderilmesini sağlar.

ç) Birimin her türlü belge ve dokümanını dosyalar.

d) Sosyal çalışmacının yokluğunda, hasta veya yakınlarını karşılar.

e) Birimin yaptığı çalışmaları Sosyal Hizmet Birimi Faaliyet Formu ile her yılın Ocak ve Temmuz aylarının ilk haftasının sonuna kadar hazırlayarak Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şubesine resmi yazı ile ve e-posta olarak iletir.

f) Birim sorumlusunun vereceği diğer görevleri yerine getirir.

Kalite ve performans değerlendirmesi

Madde 14- (1) Bünyesinde sosyal hizmet birimi bulunan hastanelerin kurum performansı ile bu birimde çalışan personelin performans değerleri Bakanlıkça belirlenir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Muhtelif ve Son Hükümler

Sorumluluklar ve müeyyide

Madde 15- (1) Yönerge kapsamındaki sağlık çalışanları bu Yönerge ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak görev ifa eder.

(2) Yönergeye uygun olmayan uygulamalarda bulunan yönetici ve çalışanlar hakkında ilgili mevzuat gereğince idari ve cezai işlem yapılır.

(3) Hastanede tıbbi sosyal hizmet uygulamalarının gereğince yürütülmesinden Başhekimlik sorumludur.

Yürürlük

Madde 16- (1)Bu Yönerge Bakan onayını takiben yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 17- (1)Bu Yönerge hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.


Ek 1-SOSYAL KONSÜLTASYON FORMU yeni.doc
Ek 2-HASTA GÖRÜŞME FORMU.doc
Ek 3-SOSYAL İNCELEME RAPORU.doc
Ek 4-SOSYAL HİZMET BİRİMİ KAYIT DEFTERİ.doc
Ek 5-SOSYAL HİZMET BİRİMİ FAALİYET FORMU.xls

Öncelik Genelgesi

T.C.
SAĞLIK BAKANLIĞI
Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Sayı    : B.10.0.THG.0.12.00.04.254.99/
                     
Konu  : Poliklinik Hizmetlerinde Öncelik Sırası

...........................VALİLİĞİNE
(İl Sağlık Müdürlüğü)

GENELGE
2010/ 73-80

           Sağlık kurum ve kuruluşlarında özellikle poliklinik hizmetlerinde hasta mağduriyetlerinin önlenmesi, hasta hakları mevzuatı başta olmak üzere mevzuatımızda toplumda öncelikli olarak korunması ve özel tedbir alınması öngörülen vatandaşlarımızın sağlık hizmetinden de öncelikli olarak yararlandırılmaları konusunda Bakanlığımızca muhtelif zamanlarda yayımlanan genelgelerle düzenlemeler yapılmıştır.
         Ancak süreçte genelgeler kapsamında sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan uygulamalarla ilgili hasta ve yakınları tarafından gerek Bakanlığımıza gerekse TBMM Dilekçe Komisyonuna çeşitli görüşler iletilmiştir. Sözü edilen başvurularda dile getirilen hususlar dikkate alınarak Bakanlığımızca konuyla ilgili yeniden değerlendirme yapılması gerekmiştir.
         12 Eylül 2010 tarihinde “Halk Oylaması”na sunularak kabul edilen 5982 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” hükümleriyle Anayasamızın 10 uncu maddesine eklenen fıkralarda yer alan; “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.” hükmü ile “Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malül ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” hükmü özellikle dikkate alınarak, genel hizmetin aksamasına meydan vermeyecek şekilde poliklinik muayenelerinde öncelik sırası alacak gruplar aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.
A) Acil vakalar (Ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlar ile ivedilikle tıbbi müdahale yapılması gerektiğine hekim tarafından karar verilen vakalar),
B) Özürlüler (Değişik 2010/80 sayılı Genelge),
C) Hamileler,
D) 65 yaş üstü yaşlılar,
E) Yedi yaşından küçük çocuklar,
F) Harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malül ve gaziler,
Ayrıca kolluk kuvvetlerince sevk edilecek adli vakalarda; savcılık veya kolluk kuvvetince önceden sağlık kurum/kuruluşuna bildirim yapılmalı ve randevu alınmalı, bu suretle sağlık kurum/ kuruluşunda sağlık hizmeti aksatılmadan ve diğer hastalar mağdur edilmeden gerekli işlemlerin yapılması sağlanmalıdır.
Bu arada poliklinik hizmetlerinde öncelik sırasına ilişkin bulunan 2006/113 sayılı Genelgenin 6 ıncı maddesi ve (Değişik 2010/80 sayılı Genelge)
a) 2004/65 sayılı Genelge,
b) 2003/123 sayılı Genelgenin 2 inci maddesi,
c) 2005/79 sayılı Genelgenin 1 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Yukarıda belirtilen hususlarda sağlık kurum ve kuruluşlarımızın ilgili duyuruları yapmasını ve söz konusu vatandaşlarımızın hizmet almasını kolaylaştırıcı tedbirlerin alınmasını önemle rica ederim.

                                                                                                                                Prof. Dr. Recep AKDAĞ
                                                                                                                                           Bakan
DAĞITIM:
Gereği:
81 İl Valiliğine

İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi

Bu Sözleşme, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, “Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi: İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” adıyla ve 5013 Kanun numarası ve 03.12.2003 tarihinde kabul edilmiştir.

Bu sözleşme, 20 Nisan 2004 tarih ve 25439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 
Giriş

Bu Sözleşmeyi imzalayan Avrupa Konseyi üyesi Devletler, diğer Devletler ve Avrupa Topluluğu,

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 10 Aralık 1948 tarihinde ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni;

4 Kasım 1950 tarihli İnsan Hakları ve Temel Hürriyetlerin Korunması Sözleşmesi’ni;

18 Ekim 1961 tarihli Avrupa Sosyal Şartı'nı;

16 Aralık 1966 tarihli Uluslararası Medenî ve Siyasî Haklar Sözleşmesi ile Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’ni;

28 Ocak 1981 tarihli Kişisel Verilerin Otomatik İşlenmesinde Bireylerin Korunması Sözleşmesi’ni;

Keza, 20 Kasım 1989 tarihli Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni;

gözönünde bulundurarak;

Avrupa Konseyi'nin amacının, üyeleri arasında daha fazla birlik ve beraberliğe ulaşılması olduğunu ve bu amaca ulaşmada kullanılacak yöntemlerden birinin, insan hakları ve temel hürriyetlerin idamesi ve daha çok hayata geçirilmesi olduğunu dikkate alarak;

Biyoloji ve tıp alanında hızla artan gelişmelerin bilinciyle;

İnsana, hem birey, hem de insan türünün bir üyesi olarak saygı gösterilmesi ihtiyacına inanarak ve insan haysiyetini güvence altına almanın önemini kabul ederek;

Biyoloji ve tıbbın suistimalinin, insan haysiyetini tehlikeye sokacak eylemlere yol açacağının bilinciyle;

Biyoloji ve tıptaki ilerlemelerin, şimdiki ve gelecek nesillerin yararı için kullanılması gerektiği fikrini onaylayarak;

Biyoloji ve tıbbın yararlarından tüm insanlığın faydalanabilmesi için uluslararası işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak;

Biyoloji ve tıbbın uygulanmasında ortaya çıkan sorular ve bunlara verilecek cevaplar üzerinde kamuoyu tartışması açılmasının önemini kabul ederek;

Toplumun tüm üyelerine, haklarını ve sorumluluklarını hatırlatma dileğiyle;

Bir biyoetik sözleşmesi hazırlanmasına dair 1160 (1991) sayılı Tavsiye Kararı dahil, Parlamenterler Meclisi’nin bu alandaki çalışmalarını gözönüne alarak;

Biyoloji ve tıbbın uygulanmasında, insan haysiyeti ve bireyin temel hak ve hürriyetlerinin korunması için gerekli bu tedbirlerin alınması kararına vararak,

Aşağıdaki hususları kabul etmişlerdir:

Bölüm 1 – Genel Hükümler

Madde 1 – Konu ve Amaç

Bu Sözleşmenin tarafları, tüm insanların haysiyetini ve kimliğini koruyacak; biyoloji ve tıbbın uygulanmasında, ayrım yapmadan herkese, bütünlüklerine ve diğer hak ve temel hürriyetlerine saygı gösterilmesini güvence altına alacaklardır.

Tarafların her biri, bu Sözleşme hükümlerinin yürürlüğe konulması için kendi iç hukuklarında gerekli tedbirleri alacaktır.

Madde 2 – İnsanın Üstünlüğü

İnsanın menfaatleri ve refahı, bilim veya toplumun saf menfaatlerinin üstünde tutulacaktır.

Madde 3 - Sağlık Hizmetlerine Erişimde Adalet

Taraflar, sağlık gereksinimleri ve mevcut kaynakları dikkate alarak, kendi yasal yetkileri dahilinde, uygun nitelikteki sağlık hizmetlerinden adil bir şekilde yararlanılmasını sağlayacak uygun tedbirleri alacaklardır.

Madde 4 – Meslekî Standartlar

Araştırma dahil, sağlık alanında her müdahalenin, ilgili meslekî yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerekir.

Bölüm II – Muvafakat

Madde 5 – Genel Kural

Sağlık alanında herhangi bir müdahale, ilgili kişinin bu müdahaleye özgürce ve bilgilendirilmiş olarak muvafakat vermesinden sonra yapılabilir.

Bu kişiye, müdahalenin amacı ve niteliği ile sonuçları ve tehlikeleri hakkında önceden uygun bilgiler verilmelidir.

İlgili kişi, muvafakatını her zaman, serbestçe geri alabilir.

Madde 6 – Muvafakat Verme Yeteneği Olmayan Kişilerin Korunması

1 Muvafakat verme yeteneğine sahip olmayan bir kimse üzerinde tıbbî müdahale, aşağıdaki 17 ve 20’nci maddelere uygun olarak, sadece onun doğrudan yararı için yapılabilir.

2 Yasal olarak bir müdahaleye muvafakat verme yeteneği bulunmayan bir küçüğe, sadece temsilcisinin veya kanun tarafından belirlenen yetkili makam, kişi veya kurumun izni ile müdahalede bulunulabilir.

Küçüğün fikri, yaşı ve olgunluk derecesiyle orantılı bir şekilde artan belirleyici bir etken olarak dikkate alınmalıdır.

3 Bir yetişkin, yasal olarak akıl hastalığı, bir hastalık veya benzer nedenlerden dolayı müdahaleye muvafakat etme yeteneğine sahip değilse, ancak temsilcisinin veya kanun tarafından belirlenen yetkili makam, kişi veya kurumun izni ile müdahalede bulunulabilir.

İlgili kişi, mümkün olduğu kadar izin verme sürecine katılmalıdır.

4 Madde 5'de belirtilen bilgiler, benzer koşullarda yukarıda 2’nci ve 3’üncü paragraflarda belirtilen temsilci, yetkili makam, kişi veya kuruma da verilmelidir.

5 Yukarıda 2’nci ve 3’üncü paragraflarda belirtilen izin, ilgili kişinin menfaatine daha uygun olacaksa her zaman geri çekilebilir.

Madde 7 – Akıl Hastalığı Olan Kişilerin Korunması

Ciddî nitelikte akıl hastalığı olan bir kişi, -gözetim, denetim ve bir makama başvurma işlemleri dahil kanunda belirtilen koruyucu şartlara bağlı olarak- sadece, böyle bir tedavi yapılmadığı takdirde sağlığına ciddî bir zarar gelmesinin muhtemel olduğu durumlarda, muvafakatı olmaksızın, akıl hastalığının tedavi edilmesini amaçlayan bir müdahaleye tâbi tutulabilir.

Madde 8 – Acil Durum

Acil bir durum nedeniyle uygun muvafakat alınamadığında, ilgili kişinin sağlığı için gerekli olan herhangi bir tıbbî müdahale derhal yapılabilir.

Madde 9 – Önceden Açıklanmış İstek

Müdahale sırasında isteğini açıklayabilecek durumda bulunmayan bir hastanın, tıbbî müdahale ile ilgili olarak önceden açıklamış olduğu istekleri gözönüne alınmalıdır.

Bölüm III – Özel Yaşam ve Bilgi Edinme Hakkı

Madde 10 – Özel Yaşam ve Bilgi Edinme Hakkı

1 Herkes, kendi sağlığı hususundaki bilgilerle ilgili olarak, özel yaşamına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

2 Herkes, kendi sağlığı hususunda toplanmış her bilgiyi öğrenme hakkına sahiptir. Bununla beraber, bireylerin, bilgilendirilmeme istekleri de gözetilecektir.

3 İstisnaî durumlarda, 2’nci paragrafta belirtilen hakların kullanımına, hastanın yararı için kanunî kısıtlamalar getirilebilir.

Bölüm IV – İnsan Genomu

Madde 11 – Ayrımcılık Yapmama

Bir kimseye, genetik kalıtımından dolayı herhangi bir ayrımcılık uygulanması yasaktır.

Madde 12 – Genetik Tanı Testleri

Genetik hastalıkları teşhise yönelik veya kişinin bir hastalıktan sorumlu bir gen taşıyıp taşımadığını belirlemeye ya da bir hastalığa genetik yatkınlığı veya hassasiyeti olup olmadığını ortaya çıkarmaya yönelik testler, sadece sağlık amaçlarıyla veya sağlık amaçlı bilimsel araştırmalar için ve uygun genetik danışmanlık hizmeti verilmesi şartıyla yapılabilir.

Madde 13 – İnsan Genomuna Müdahale

İnsan genomunu değiştirmeye yönelik bir müdahale, yalnızca koruyucu, teşhis ve tedavi edici gayelerle ve sadece, herhangi bir altsoyun genomunda değişiklik yapılması amacını gütmemesi halinde yapılabilir.

Madde 14 – Cinsiyet Tercihinde Bulunamama

Cinsiyetle ilgili ciddî bir kalıtsal hastalıktan kaçınma hali hariç, doğacak çocuğun cinsiyetini seçmek amacıyla, tıbbî destekli dölleme tekniklerinin kullanımına izin verilmeyecektir.

Bölüm V – Bilimsel Araştırma

Madde 15 – Genel Kural

Biyoloji ve tıp alanında bilimsel araştırma, bu Sözleşme hükümlerine ve insan türünün korunmasını güvence altına alan diğer yasal hükümlere bağlı kalmak şartıyla, serbestçe yapılabilir.

Madde 16 – Üzerinde Araştırma Yapılan Kişilerin Korunması

Bir kimse üzerinde araştırma, ancak aşağıdaki şartların tümünün yerine getirilmesi halinde gerçekleştirilebilir:

i İnsanlar üzerinde yapılacak araştırmalarla karşılaştırılabilir etkinlikte başka bir araştırma seçeneğinin bulunmaması;

ii Şahsın maruz kalabileceği risklerin, araştırmadan beklenen yararla kıyasla orantısız olmaması;

iii Araştırma projesinin, yetkili bir kurum tarafından, araştırma amacının öneminin değerlendirilmesi ve etik bakımdan kabul edilebilirliğinin multidisipliner bir gözden geçirmeye tabi tutulması da dahil olmak üzere, projenin bilimsel değerinin bağımsız bir şekilde incelenmesinden sonra onaylanmış olması;

iv Üzerinde araştırma yapılan kişilerin, korunmaları için kanunda öngörülen hak ve güvenceleri konusunda bilgilendirilmiş olmaları;

v 5’inci maddede belirtilen muvafakatın, açıkca, özel olarak ve belgelendirilerek verilmiş olması. Bu muvafakat her zaman serbestçe geri alınabilir.

Madde 17 – Araştırmaya Muvafakat Verme Yeteneği Olmayan Kişilerin Korunması

1 5’inci maddede şart koşulduğu şekilde muvafakatını açıklama yeteneği bulunmayan bir kimse üzerinde araştırma, ancak aşağıdaki şartların tümünün yerine getirilmesi halinde gerçekleştirilebilir:

i Madde 16 alt paragraf (i)'den (v)'e kadar olan şartların yerine getirilmesi;

ii Araştırma sonuçlarının, ilgilinin sağlığına gerçekten ve doğrudan yarar sağlama beklentisinin bulunması;

iii Muvafakat verme yeteneği bulunan bireyler üzerinde, karşılaştırılabilir etkinliğe sahip bir araştırmanın yapılamaması;

iv Madde 6'da şart koşulan gerekli iznin özel ve yazılı olarak verilmiş bulunması ve

v İlgili kişinin itirazda bulunmaması.

2 İstisnaî olarak ve kanun tarafından öngörülen koruyucu şartlar altında, araştırmanın ilgili kişinin sağlığı üzerinde doğrudan yararlı sonuçlar sağlayacağı beklentisinin bulunmadığı durumlarda, sözkonusu araştırmaya, yukarıda 1’inci paragraf ve alt paragraf (i), (iii), (iv) ve (v)'dekilerin yerine getirilmesi ve aşağıdaki ek şartların da bulunması halinde izin verilebilir:

i Araştırmanın, kişinin durumu, hastalığı ve rahatsızlığı hakkında kaydadeğer bilimsel bilgi sağlayarak, ilgili kişiye veya aynı yaş grubunda olan veya aynı hastalık ya da rahatsızlığa yakalanmış bulunan veya aynı durumda olan diğer kişilere faydalı olacak sonuçlara ulaşılmasına katkı amacını taşıması;

ii Araştırmanın, ilgili kişi için sadece asgarî düzeyde tehlike ve asgarî bir külfet getirmesi.

Madde 18 – Tüpte (in vitro) Embriyo Üzerinde Araştırma

1 Kanunun tüpte embriyo üzerinde araştırmaya izin vermesi halinde, embriyo için yeterli koruma sağlanmalıdır.

2 Araştırma amaçlarıyla insan embriyolarının oluşturulması yasaktır.

Bölüm VI – Nakil Amacıyla Canlı Vericilerden Organ ve Doku Alınması

Madde 19 – Genel Kural

1 Yaşayan bir kimseden nakil amacıyla organ veya doku alınması, sadece alıcının tedaviden istifadesi için ve ölmüş bir kimseden uygun organ veya doku bulunamadığı ve karşılaştırılabilir etkinlikte başka bir tedavi yöntemi seçeneğinin olmadığı durumlarda gerçekleştirilebilir.

2 Madde 5'de şart koşulan gerekli muvafakat, açıkça ve özel olarak, yazılı şekilde veya resmî bir makam önünde verilmiş olmalıdır.

Madde 20 – Organ Alınmasına Muvafakat Verme Yeteneği Olmayan Kişilerin Korunması

1 5’inci Maddeye göre muvafakat verme yeteneği bulunmayan bir kimseden organ veya doku alınamaz.

2 İstisnaî olarak ve kanun tarafından öngörülmüş koruyucu şartlar altında, muvafakat verme yeteneği olmayan bir kimseden rejeneratif dokuların alınmasına aşağıdaki şartların gerçekleşmesi koşuluyla izin verilebilir: (*)

i Muvafakat verme yeteneği bulunan uygun bir vericinin bulunmaması,

ii Alıcı şahsın, vericinin erkek veya kız kardeşi olması;

iii Bağışın, alıcı bakımından hayat kurtarıcı olma beklentisinin bulunması;

iv 6’ncı Maddenin 2’nci ve 3’üncü paragraflarında şart koşulan yetkinin, kanuna uygun olarak ve yetkili kurum tarafından onaylanarak, özel olarak ve yazılı şekilde verilmiş olması;

v Muhtemel vericinin itirazda bulunmaması.

Bölüm VII – İnsan Vücudundan Alınmış Parçalar Üzerinde Tasarruf ve Ticarî Kazanç Yasağı

Madde 21 – Ticari Kazanç Yasağı

İnsan vücudu ve parçaları, bu nitelikleri dolayısıyla, ticarî kazanç sağlanmasına konu olmayacaktır.

Madde 22 – İnsan Vücudundan Alınmış Parçalar Üzerinde Tasarruf

Bir müdahale sırasında insan vücudunun herhangi bir parçası alındığında, bu parça, yalnızca uygun bilgilendirme ve muvafakat alma işlemlerine uyulduğu takdirde, çıkarılma amacından başka bir amaç için saklanabilir ve kullanılabilir.

Bölüm VIII – Sözleşme Hükümlerinin İhlali

Madde 23 – Hakların veya İlkelerin İhlali

Taraflar, bu Sözleşmede belirtilen hakların ve ilkelerin hukuka aykırı şekilde ihlalinin önlenmesi veya durdurulması için en kısa sürede uygun yargı koruması sağlayacaklardır.

Madde 24 – Kabul Edilemez Zararın Tazmini

Bir müdahale sonucunda, kabul edilemez bir zarara uğrayan kişinin, kanunda belirtilen koşullar ve usuller uyarınca, adil bir tazminat isteme hakkı vardır.

Madde 25 – Yaptırımlar

Taraflar, bu Sözleşmede yeralan hükümlerin ihlal edilmesi halinde gerekli yaptırımların uygulanmasını sağlayacaklardır.

Bölüm IX – Bu Sözleşme ve Diğer Yasal Hükümler Arasında İlişki

Madde 26 – Hakların Kullanılmasının Kısıtlanması

1 Bu Sözleşmede yeralan haklar ve koruyucu hükümlerin kullanılmasında, kamu güvenliği, suçun önlenmesi, kamu sağlığının korunması veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması için kanunda belirtilen ve demokratik bir toplumda gerekli olanlar dışında kısıtlama konulamaz.

2 Yukarıdaki paragrafta sözü edilen kısıtlamalar, Madde 11, 13, 14, 16, 17, 19, 20 ve 21'e uygulanamaz.

Madde 27 – Daha Kapsamlı Koruma

Bu Sözleşmedeki hükümlerden hiçbiri, tarafların, biyoloji ve tıbbın uygulanmasında bu Sözleşmede şart koşulanlardan daha kapsamlı koruma önlemleri almalarını kısıtlayacak veya engelleyecek şekilde yorumlanmayacaktır.

Bölüm X – Kamuya Açık Tartışma

Madde 28 – Kamuya Açık Tartışma

Bu Sözleşmenin tarafları, biyoloji ve tıp alanındaki gelişmelerin doğurduğu temel sorunların, özellikle ilgili tıbbî, sosyal, ekonomik, ahlakî ve hukukî yansımaların ışığında uygun şekilde kamuya açık tartışmaya konu olmasını ve bunların muhtemel uygulamalarının uygun istişarelere konu olmasını sağlayacaklardır.

Bölüm XI – Sözleşmenin Yorumu ve İzlenmesi

Madde 29 – Sözleşmenin Yorumu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bir mahkemede görülmekte olan bir özel davaya doğrudan atıfta bulunmaksızın, işbu Sözleşmenin yorumuna ilişkin hukukî sorunlar hakkında şu durumlarda istişarî nitelikte görüş bildirebilir:

– Diğer taraflara bilgi vermek kaydıyla, taraf devletlerden birinin başvurusu üzerine;

– 32’nci Maddeye göre kurulan ve üyeleri Sözleşme taraflarının temsilcilerinden ibaret olan Komitede, üçte iki oy çoğunluğu ile alınacak karara dayalı talepler üzerine.

Madde 30 – Sözleşmenin Uygulanması Hakkında Rapor

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’nin talebi halinde, taraflar, Sözleşme hükümlerinden birinin etkin şekilde uygulanmasını sağlamak üzere, kendi iç hukukunda ne tarz bir düzenleme bulunduğu hakkında açıklamada bulunacaktır.

Bölüm XII – Protokoller

Madde 31 – Protokoller

Belirli özel alanlarda, bu Sözleşmede yer alan ilkelerin geliştirilmesi amacıyla, 32’nci Madde uyarınca protokoller akdedilebilir.

Protokoller, Sözleşmeyi imzalayan devletlerin imzasına açılacaktır. Protokoller, onay, kabul veya uygun bulmaya tâbi olacaklardır. İmzacı devlet, önceden veya aynı anda Sözleşmeyi onaylamaksızın, kabul etmeksizin ya da uygun görüş belirtmeden, Protokolleri onaylayamaz, kabul edemez ya da uygunluk veremez.

Bölüm XIII – Sözleşmede Değişiklik Yapılması

Madde 32 – Sözleşmede Değişiklik Yapılması

1 İşbu madde ve 29’uncu Madde ile "Komite"ye verilen görevler, Biyoetik Yönlendirme Komitesi tarafından veya Bakanlar Komitesi tarafından tayin edilecek başka bir komite tarafından yerine getirilecektir.

2 29’uncu Maddenin özel hükümleri saklı kalmak üzere, Avrupa Konseyi'ne üye devletlerden her biri ve bu Sözleşmenin Avrupa Konseyi üyesi olmayan taraflarının her biri, Komite bu Sözleşme tarafından verilen görevleri yerine getirirken, Komite'de temsil edilebilir ve bir oy hakkına sahiptir.

3 33’üncü Maddede atıfta bulunulan veya bu Sözleşmeye taraf olmayıp 34’üncü Madde hükümleri uyarınca Sözleşmeye katılmaya davet olunan bir devlet, Komite'de bir gözlemci ile temsil edilebilecektir. Avrupa Topluluğu, taraf değilse, Komite'de bir gözlemci ile temsil edilebilir.

4 Bilimsel gelişmelerin izlenmesi için, işbu Sözleşme, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yılı aşmayacak bir süre içinde ve müteakiben Komite tarafından belirlenecek benzer aralıklarla, Komite tarafından gözden geçirilecektir.

5 Taraflardan biri ile Komite veya Bakanlar Komitesi'nin, bu Sözleşmeye bir değişiklik önerisi getirmesi, herhangi bir Protokol önermesi veya bir Protokole değişiklik önermesi halinde, bu, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne iletilecek ve onun tarafından Avrupa Konseyi’ne üye devletlere, Avrupa Topluluğu’na, imzacı Devletlere, taraflara, 33’üncü Madde hükümleri uyarınca bu Sözleşmeyi imza etmeye davet edilen Devletlere ve 34’üncü Madde hükümleri uyarınca bu Sözleşmeye katılmaya davet olunan Devletlere gönderilecektir.

6 Komite, öneriyi, 5’inci paragraf uyarınca Genel Sekreter tarafından iletildiği tarihten itibaren iki aydan az olmayan bir sürede inceleyecektir. Komite, kullanılan oyların üçte iki çoğunluğuyla kabul edilen metni, onay için Bakanlar Komitesi'ne sunacaktır. Onaydan sonra bu metin, onay, kabul veya uygun bulma için taraflara iletilecektir.

7 Herhangi bir değişiklik, değişikliği kabul eden taraflar bakımından, en az dördü Avrupa Konseyi üyesi olmak üzere beş tarafın değişikliği kabul etmiş olduklarını Genel Sekretere bildirdikleri tarih üzerinden bir aylık sürenin geçmesinden sonra takibeden ayın ilk günü yürürlüğe girecektir.

Sonradan kabul eden taraf bakımından değişiklik, bu tarafın kabul keyfiyetini Genel Sekretere bildirdiği tarih üzerinden bir aylık sürenin geçmesinden sonra takibeden ayın ilk günü yürürlüğe girecektir.

Bölüm XIV – Son Hükümler

Madde 33 – İmza, Onay ve Yürürlüğe Girme

1 Bu Sözleşme, Avrupa Konseyi'ne üye Devletlerin, üye olmayan ancak Sözleşmenin hazırlanmasına katkıda bulunan Devletlerin ve Avrupa Topluluğu'nun imzasına açık olacaktır.

2 Bu Sözleşme, onay, kabul veya uygun bulmaya tâbidir. Onay, kabul veya uygun bulma belgeleri, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine iletilecektir.

3 Bu Sözleşme, en az dördü Avrupa Konseyi üyesi olmak üzere beş Devletin, işbu maddenin 2’nci paragrafı hükümleri uyarınca bu Sözleşmeye bağlılıklarını beyan ettikleri tarih üzerinden bir aylık sürenin geçmesinden sonra takibeden ayın ilk günü yürürlüğe girecektir.

4 Sözleşmeye bağlılığını daha sonra açıklayan herhangi bir imzacı Devlet bakımından Sözleşme, bu devletin onay, kabul veya uygun bulma belgesini tevdi tarihi üzerinden üç aylık sürenin geçmesinden sonra takibeden ayın ilk günü yürürlüğe girecektir.

Madde 34 – Üye Olmayan Devletler

1 Bu Sözleşmenin yürürlüğe girmesini takiben, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, taraflara danıştıktan sonra, Avrupa Konseyi İçtüzüğü’nün 20’nci Maddesi (d) alt paragrafında belirlenen çoğunlukla ve Bakanlar Komitesi'ne katılmaya yetkili Akit Devlet temsilcilerinin oybirliğiyle, Avrupa Konseyi'ne üye olmayan herhangi bir Devleti bu Sözleşmeye katılmaya davet edebilir.

2 Katılan herhangi bir Devlet bakımından Sözleşme, katılma belgesinin Avrupa Konseyi Genel Sekreterine iletilme tarihi üzerinden üç aylık sürenin geçmesinden sonra takibeden ayın ilk günü yürürlüğe girecektir.

Madde 35 – Özel Bölgeler

1 Herhangi bir imzacı Devlet, Sözleşmeyi imzalama aşamasında veya onay, kabul veya uygun bulma belgelerini tevdi ettiği sırada, bu Sözleşmenin uygulanacağı bölge veya bölgeleri belirleyebilir. Diğer herhangi bir devlet, katılma belgesini tevdi ettiği zaman aynı beyanda bulunabilir.

2 Herhangi bir taraf, daha sonraki bir tarihte, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine yönelik bir beyan ile bu Sözleşmenin uygulama alanını, beyanda belirtilen ve uluslararası ilişkilerinden sorumlu olduğu veya adına karar vermeye yetkili olduğu diğer bir bölgeye genişletebilir. Sözleşme, sözkonusu bölge bakımından, sözü geçen beyanın Genel Sekreter tarafından alındığı tarih üzerinden üç aylık sürenin geçmesinden sonra takibeden ayın ilk günü yürürlüğe girecektir.

3 Önceki iki paragrafa göre yapılmış herhangi bir beyan, sözkonusu beyanda belirtilen bölge bakımından, Genel Sekretere yönelik bir bildirimle geri alınabilir. Bu geri alma, sözkonusu bildirimin Genel Sekreter tarafından alındığı tarih üzerinden üç aylık sürenin geçmesinden sonra takibeden ayın ilk günü yürürlüğe girer.

Madde 36 – Çekinceler

1 Herhangi bir Devlet ve Avrupa Topluluğu, bu Sözleşmeyi imza aşamasında veya onay, kabul veya uygun bulma belgesini tevdi ederken, o sırada ülkesinde yürürlükte bulunan herhangi bir kanunun bu Sözleşmenin herhangi bir hükmü ile uyumlu olmaması nedeniyle, herhangi bir hüküm için çekince koyabilir. Bu maddeye dayanılarak genel nitelikteki çekincelere izin verilemez.

2 Bu madde uyarınca konulacak bir çekince, ilgili kanun hakkında kısa bir açıklama içerecektir.

3 Bu Sözleşmenin uygulanma alanını, 35’inci Maddenin 2’nci paragrafında belirtilen beyanda sözü edilen bir bölgeye genişleten herhangi bir taraf, sözkonusu bölge bakımından yukarıdaki paragraflardaki hükümler uyarınca çekince koyabilir.

4 Bu maddede belirtilen biçimde çekince koyan herhangi bir taraf, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine beyan ederek çekincesini geri alabilir. Geri alma, beyanın Genel Sekreter tarafından alındığı tarih üzerinden bir aylık sürenin geçmesinden sonra takibeden ayın ilk günü yürürlüğe girer.

Madde 37 – Fesih

1 Taraflardan biri, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine bildirimde bulunmak suretiyle, her zaman, bu Sözleşmeden ayrılabilir.

2 Sözkonusu fesih, bu bildirimin Genel Sekreter tarafından alındığı tarih üzerinden üç aylık sürenin geçmesinden sonra takibeden ayın ilk günü yürürlüğe girer.

Madde 38 – Bildirimler

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri, Konsey üyesi Devletlere, Avrupa Topluluğu'na, imzacı bir Devlete, taraflardan herhangi birine ve bu Sözleşmeye katılmaya davet edilmiş diğer herhangi bir devlete, şu durumlarda bildirimde bulunacaktır:

a Herhangi bir imza;

b Herhangi bir onay, kabul veya uygun bulma belgesinin tevdii;

c 33’üncü veya 34’üncü Maddeler uyarınca, bu Sözleşmenin yürürlüğe giriş tarihleri;

d 32’nci Madde uyarınca kabul edilmiş herhangi bir değişiklik veya Protokol ve bu değişiklik veya Protokolün yürürlüğe giriş tarihleri;

e 35’inci Madde uyarınca yapılmış herhangi bir beyan;

f 36’ncı Madde hükümleri uyarınca konulmuş herhangi bir çekince ve çekincenin geri alınması;

g Bu Sözleşmeyle ilgili diğer herhangi bir fiil, bildirim veya bilgi iletimi.

Aşağıda imzası bulunanların huzurunda, tam yetkiye sahip imzacılar, bu Sözleşmeyi imzalamışlardır.

Oviedo (Asturias)'da, 4 Nisan 1997 tarihinde, İngilizce ve Fransızca eşdeğer iki asıl metin olarak ve Avrupa Konseyi arşivlerinde saklanacak tek nüsha halinde düzenlenmiştir. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri, tasdikli örneklerini, Avrupa Konseyi üyesi devletlere, Avrupa Topluluğu’na, bu Sözleşmenin hazırlanmasına katılmış olan üye olmayan devletlere ve bu Sözleşmeye katılmaya davet edilen devletlere iletecektir.

 

Hekim Seçme Yönergesi

SAĞLIK HİZMETİ SUNUMUNDA POLİKLİNİK HİZMETLERİNİN HASTALARIN HEKİMİNİ SEÇMESİNE VE DEĞİŞTİRMESİNE İMKÂN VERECEK ŞEKİLDE DÜZENLENMESİ HAKKINDA YÖNERGE

BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İlkeler
 Amaç
 Madde 1 – (1) Bu Yönergenin amacı; hastaların sağlık hizmeti alacağı veya almakta olduğu hekimi serbestçe seçmesine, değiştirmesine, sağlık kurumlarındaki hekimlerin buna uygun poliklinik hizmeti vermesine yönelik tedbirlerin alınmasına ve bu amaçla gerekli hizmet, fizik ve personel altyapısının oluşturulmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

 Kapsam
 Madde 2 – (1) Bu Yönerge, Sağlık Bakanlığı’na bağlı birinci basamak sağlık kuruluşları ile ilçe hastaneleri, genel hastaneler, özel dal hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ve ağız ve diş sağlığı merkezlerini kapsar.
 
 Dayanak
 Madde 3 - (1) Bu Yönerge; 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3 üncü maddesinin (d) bendi, 10/9/1982 tarihli ve 8/5319 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinin değişik 8 inci maddesi, 1/8/1998 tarihli ve 23420 sayılı Hasta Hakları Yönetmeliğinin 9 uncu maddesi hükümleri göz önünde bulundurularak 13/12/1983 tarihli ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. 

Tanımlar
Madde – 4 (1) Bu Yönergede geçen;
 a)  Bakanlık: Sağlık Bakanlığı’nı,
 b) Hekim seçme uygulaması: Hastanın, kendisine sağlık hizmeti veren veya verecek olan hekimi serbestçe seçme ve değiştirme haklarını kullanabilmelerini teminen, bu Yönerge kapsamındaki sağlık kurumlarında yürütülen uygulamaların tümünü,
 c) Hekim çalışma tabloları: Kurum hekimlerinin poliklinik, ameliyathane ve diğer birimlerdeki günlük ve aylık çalışma programlarını gösteren tabloları,
 ç) Kurum: Sağlık Bakanlığı’na bağlı birinci basamak sağlık kuruluşları ile ilçe hastaneleri, genel hastaneler, özel dal hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ve ağız ve diş sağlığı merkezlerini,
 d) Hekim Seçme Logosu: Hekim seçme hakkını kullanmayı sağlayan kurumları belirten logoyu,
 e) Tam Gün Logosu: Hekimlerinin tümü tam gün çalışan hastanelerin kullandıkları logoyu,
 f) Müdürlük: İl sağlık müdürlüklerini,
 g) Poliklinik: Ayakta muayene, tetkik, teşhis ve tedavi hizmetlerinin yapıldığı hastaların ilk müracaat ünitelerini,
 ğ) Poliklinik sekreterliği birimi: Hastanın, muayene olacağı hekime karar vereceği, kurumun işleyişiyle ilgili bilgi alabileceği birimi,
 ifade eder.

İlkeler
Madde 5- (1)   Poliklinik hizmetlerinin sunumunda;
 a) Temel hasta haklarından olan, hastanın kendisine sağlık hizmeti verecek olan hekimi seçme ve değiştirme hakkının kullanılabilmesini sağlamak amacıyla, kurumlarda hastanın hekim seçmesine imkân tanınması,
 b) Her hekime bir poliklinik odası sağlanarak poliklinik yapılan oda sayılarının artırılması suretiyle belirli saatlerde yaşanan yığılmaların önlenmesi ve hasta bekleme sürelerinin azaltılması,
 c) Hastaların sağlık hizmet sunumunda en iyi işbirliği yapabileceği ve iletişim kurabileceği hekimi seçmesinin sağlanması,
 ç) Hastaların sağlık kurumuna her gelişinde, istedikleri takdirde aynı hekime muayene olabilmesinin sağlanması,
 d) Hastanın isteği doğrultusunda, sağlık kurumuna ilk kabulünden itibaren aynı hekimin kontrolü altında olmasının sağlanması,
 e)  Hastanın yataklı tedavi kurumundaki tedavisinin herhangi bir aşamasında hekimini değiştirme hakkının sağlanması,
 f) Sağlık hizmeti sunumunda, sağlık kurumlarındaki hekim seçme uygulamalarının standartlaşmasının ve uygulamada birliğin sağlanması,
g) Hekim seçme ve değiştirme hakkı kapsamında hastaya talebi halinde kendisine sağlık hizmeti veren veya verecek olan hekimlerin kimlikleri, görev ve ünvanları hakkında bilgi verilmesi,
ğ) Yapılacak tüm düzenlemelerde hasta yararının gözetilmesi ile hastalara gerekli danışmanlık hizmetleri verilerek bilgilendirilmeleri ve personel-hasta iletişimini kolaylaştıracak uygulamalar yapılması,
esastır.

İKİNCİ BÖLÜM

Poliklinik Sekreterliği Birimlerinin Kurulması,
Birimde Görevlendirilecek Personelin Nitelikleri ve Görevleri

 Poliklinik sekreterliği birimi kurulması
 Madde 6 - (1) Kurumda, hastanın hekimini seçtiği, kurumun işleyişi hakkında bilgi aldığı ve muayene sırasının verildiği poliklinik sekreterliği birimi kurulur. Hastaya ilişkin bürokratik işlemlerin kolaylaştırılması amacıyla hasta kayıt, kabul ve poliklinik sekreterlik hizmetleri birleştirilmiş olarak aynı sekretaryadan yürütülebilir. Altyapısı uygun olan kurumlarda her poliklinikte kayıt ve kabul işlemlerinin ayrı yapılması esastır.

 (2) Poliklinik sekreterliği birimlerinin şu şartları taşıması gerekir;
 a) Poliklinik sekreterliği birimleri, hastaların rahatça ulaşabileceği ve görebileceği şekilde poliklinik odalarına yakın yerlerde oluşturulur.
 b) Poliklinik sekreterliği birimleri çevresi açık, masa veya masa kullanım yüksekliğine sahip, hastaların oturtularak işlemlerinin yapıldığı birimler şeklinde düzenlenir. 
 c) Hastaların sıra takibini kolaylıkla yürütebilmeleri için uygun elektronik sistem kurulabilir. Hasta ve yakınlarına yardımcı olmak ve yönlendirmek için refakat görevlisi görevlendirilebilir.
 ç) Poliklinik sekreterliği biriminin çalışmasına uygun olarak telefon ve bilgisayar gibi gerekli donanım bulunur ve fiziki düzenlemeler yapılır.

 Poliklinik sekreterliği biriminde görevlendirilecek personelin nitelikleri ve                görevleri
 Madde 7- (1) Poliklinik sekreterliği biriminde, tercihen tıbbi sekreterlik bölümü olmak üzere en az lise mezunu, bilgisayar kullanabilen ve kişilerarası iletişim becerisi yüksek olan sekreter görevlendirilir.
 (2) Poliklinik sekreterliği biriminin personeli,
 a) Hasta ve yakınlarını nezaket kuralları içerisinde bilgilendirir ve yönlendirir.
 b) Kurumun belirlediği renk ve özellikte kıyafet giyer ve tanıtıcı kimlik kartı takar.
 c) Hastayı prosedür ve süreçler hakkında bilgilendirir.
 ç) Hekim tercihi belirtmeyen hastaları, şikâyetlerine uygun uzmanlık dalındaki en az hasta sayısı olan hekime yönlendirir.
 d) Telefonla bilgi isteyen hastalara hekimlerin çalışma günleri konusunda bilgi verir.
 e) Her ayın son beş iş günü öncesi hekimlerin bir sonraki aya ait çalışma takvimini idareden temin eder.
 f) Poliklinik hizmeti veren hekimlerin günlük ve aylık çalışma takvimi poliklinik sekreterliği biriminde bulunur, hasta ve yakınlarının bilgilenmesi sağlanır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Polikliniklerin Düzenlenmesi, Çalışma Usul ve Esasları

 Polikliniklerin düzenlenmesi
 Madde 8 – (1) Kurumlarda, hekim sayısı kadar poliklinik muayene odası ve diş hekimi sayısı kadar diş ünitesi oluşturulur. Bu odalarda poliklinik hizmetlerinin sunulmasına uygun gerekli donanım bulunur ve fiziki düzenlemeler yapılır. Her polikliniğe alınması mümkün olmayan cihazlar ortak kullanım için planlanır.

 (2) Bu Yönerge kapsamındaki hizmetlerin sunulabilmesi için;
 a)  Poliklinik odaları hasta muayenesine uygun olarak düzenlenir.
 b) Poliklinik oda kapılarına hekimin adı soyadı, varsa uzmanlık alanı ve unvanını belirten tabela asılır.
 c) Poliklinik odalarına muayene yapılan uzmanlık dalına uygun malzemeler kurum idaresince temin edilir.
 ç) Her poliklinikteki muayene olacak hastaların ismi ve sıra numarasının görülmesi için her bir polikliniğin dışına uygun elektronik sistem konulur.
 d) Poliklinik odalarında iç ağ ve otomasyona bağlantısı olan bilgisayar bulundurulur.
 e) Muayene esnasında hasta mahremiyetinin sağlanması ve hasta muayenesinin kesintiye uğramaması için gerekli önlemler alınır.
 f) Klinik dallarda uzman olan başhekim yardımcılarının odaları aynı zamanda poliklinik odası olarak da düzenlenebilir.
 g) Hekimin kendine ait poliklinik odasını kendi imkânları ile tefriş edebilmesine fırsat verilir.
 
 Çalışma usul ve esasları
 Madde 9- (1) Bu Yönerge kapsamındaki poliklinik hizmetleri şu şekilde düzenlenir.
 a)  Polikliniklerde hastaların ihtiyacına göre öncelikli olarak tıbbi sekreter olmak üzere gerekli sağlık personeli görevlendirilir.
 b)  Tetkik isteme ve tetkik randevusu verme işlemleri poliklinik odasından yapılarak sonuçlar poliklinik odasındaki bilgisayardan görünecek ve çıktı alınacak şekilde düzenlenir.
 c) Yatarak tedavi görmekte olan hasta, hekimini değiştirmek istediğinde istediği hekime muayene ve tedavi olma imkanı sağlanır.
 ç) Kurum, kendi seçimi ile ilgili hekime muayene olan hastanın, tıbbi açıdan da bir engel yoksa, tedavi ve ameliyatını aynı hekimin yapması için gerekli düzenlemeleri yapar.
 d) Cerrahi uzmanlık dallarında hekimlerin ameliyat günleri aylık olarak belirlenir ve listeler hastaların bilgilendirilmesi amacıyla poliklinik sekreterliklerinde bulundurulur. Hastalar muayene olmak istedikleri hekime yönlendirilir. Listede olabilecek değişiklikler konusunda hasta ve yakınları poliklinik sekreterleri tarafından zamanında bilgilendirilir.
 e) Hekimin hizmetin gerektirdiği zorunlu hallerde poliklinik odasından ayrılması durumunda hastalara gerekli bilgi, ilgili personel tarafından verilir.
 f)  Hastanın isteği doğrultusunda poliklinik odasında yanında bir yakını bulunabilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Hekim Çalışma Tabloları, Hekim Seçme Logosu ve Tam Gün Logosu Kullanılması

 Hekim çalışma tabloları
 Madde 10- (1) Poliklinik sekreterliklerinde Ek-1’deki Günlük Hekim Çalışma Tabloları ve Ek-2’deki Aylık Hekim Çalışma Tabloları bulunur. Ayrıca varsa kurumun resmi internet sayfasında; hekimlerin adı-soyadı, unvanı, uzmanlık alanı ve yan dal ihtisası bilgileri bulundurulur. Hekimlerin isteği halinde özgeçmişine ve fotoğrafına da internet sayfalarında yer verilebilir. Çalışma tabloları kurumun internet sayfasında ilan edilir ve ayrıca hasta kabul/poliklinik sekreterliği, santral, danışma ve halkla ilişkiler gibi bilgilendirme birimlerine verilir. Baştabip tarafından onaylanan Günlük ve Aylık Hekim Çalışma Tabloları Müdürlüklere gönderilir. Müdürlükler tarafından çalışma tablolarındaki programlara uyulup uyulmadığı denetlenir.

 Hekim Seçme Logosu kullanılması 
 Madde 11-  (1) Hekim seçme uygulamasına geçen kurumlar hastalarına hekim seçme hakkı sağladıklarını duyurmak için Hekim Seçme Logosu kullanırlar.
 (2) Logonun kullanımında sırasıyla aşağıdaki usul ve esaslara riayet edilir;
 a) Kurum Ek-3’te belirlenen Denetim Formundaki şartları yerine getirir.
 b) Denetim formundaki şartları yerine getiren kurum, logoyu kullanabilmek için Müdürlüğe başvurur.
 c) Müdürlük, hasta hakları il koordinatörü aracılığıyla şartların yerine getirilip getirilmediğini denetler. Şartların yerine getirildiği kurumda hekim seçme uygulaması başlatılır.
 ç) Ek-4’teki Hekim Seçme Logosu, Müdürlükten temin edilerek uygulama başlatılan kurumlara asılır. Hekim seçme logosu hastane girişine, poliklinik katına ve hastaların görebileceği yerlere asılır.
 d) Müdürlük, uygulamanın başlatıldığı kurumlarla ilgili bilgileri EK-5’teki forma uygun olarak Bakanlığa gönderir.

 Tam Gün Logosu kullanılması
 Madde 12- (1) Kadrolarındaki hekimlerin tamamı tam gün çalışan kurumlar tam gün logosu kullanırlar.
 (2) Ek-6’daki Tam Gün Logosunun temini müdürlüklerden yapılır.
 (3) Müdürlük bu logoyu kullanan Kurumlarla ilgili değişiklikleri de içeren bilgileri takip eden ay Bakanlığa bildirir.

 

BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son Hükümler

 Kurumun sorumlulukları
 Madde 13- (1) Bu Yönerge’nin uygulanmasına ilişkin kurumun sorumlulukları şunlardır:
 a) Kurum idaresi, hekim seçme uygulaması için gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür.
 b) Kurumda poliklinik sayılarının artması ile diğer birimlerde, hizmetlerde oluşacak yığılmaların engellenmesi için gerekli tedbirler alınır.
 c) Kurum idaresi, hekim seçme uygulamasıyla ilgili çalışanların hizmet içi eğitiminden sorumludur.

 Yasaklar ve cezai hükümler
 Madde 14- (1)Bu Yönerge kapsamında yasak işler şunlardır:
 a)  Kurum çalışanları, hastaları herhangi bir hekime kesinlikle yönlendiremez.
 b) Poliklinik sekreterliği biriminde herhangi bir hekime ait kartvizit ve yönlendirmeye yarayacak diğer dokümanlar bulundurulamaz.
 c) Fiziki sorunlar gerekçe gösterilerek hekimlere poliklinik odası açılması geciktirilemez.
 Bu maddede belirlenen yasaklara ve Yönerge hükümlerine aykırı hareket eden personel hakkında genel hükümlere göre idari ve disiplin işlemi yapılır.

 

 Denetim
 Madde 15- (1) Bu Yönerge kapsamında denetime ilişkin esaslar şunlardır:
 a) Uygulama ile ilgili denetimler süreklidir. Hasta hakları il koordinatörü tarafından yılda en az iki kez olmak üzere rutin denetimler yapılır.
 b) Logo kullanan kurumlara yapılan düzenli denetimler sonucunda, tespit edilen eksikliklerin tamamlanması, gerekli değişiklik ve düzenlemelerin yapılması için bir ay süre verilir, yerine getirilmeyen hususlar için gereği yapılmak üzere Bakanlığa bilgi verilir.

 Uygulamanın sınırlılıkları
 Madde 16- (1) Acil servisler ve acil durumlar hekim seçme uygulaması kapsamına dâhil değildir.
 
 Uygulamanın başlatılması
 Geçici Madde 1- (1)  Uygulama; acil servisler ve idari görevlerde çalışanlar hariç olmak üzere, poliklinik hizmeti verilen birden fazla hekimi bulunan sağlık kuruluşları ile birden fazla diş hekimi bulunan ağız ve diş sağlığı merkezlerinde bu Yönergenin yürürlüğe girmesi ile başlatılır.
 
 Yürürlük
 Madde 17 - (1) Bu Yönerge Bakan Onayını müteakiben yürürlüğe girer.

 Yürütme
 Madde 18- (1) Bu Yönerge hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.

 

Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi

TIBBİ DEONTOLOJİ NİZAMNAMESİ

Karar Sayısı:4/12578-Kabul Tarihi:13.1.1960-Yayın Tarihi:19.2.1960

Madde:1-Tabip ve diş tabiplerinin, deontoloji bakımından riayetle mükellef oldukları kaide ve esaslar bu Nizamnamede gösterilmiştir.

6023 Sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 7'nci maddesi mucibince tabip odalarına kayıtlı bulunan tabip ve diş tabipleri bu Nizamname hükümlerine tabidirler.

BİRİNCİ KISIM

UMUMİ KAİDE VE ESASLAR

Madde:2-Tabip ve diş tabibinin başta gelen vazifesi, insan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet göstermektir.

Tabip ve diş tabibi; hastanın cinsiyeti, ırkı, milliyeti, dini ve mezhebi, ahlaki düşünceleri, karakter ve şahsiyeti, içtimai seviyesi, mevkii ne olursa olsun, muayene ve tedavi hususunda azami dikkat ve ihtimamı göstermekle mükelleftir.

Madde:3-Tabip, vazifesi ve ihtisası ne olursa olsun gerekli bakımın sağlanmadığı acil vakalarda mücbir sebep olmadıkça, ilk yardımda bulunur.

Diş tabibi de, kendi sahasında, aynı mükellefiyete tabidir.

Madde:4-Tabip ve diş tabibi, meslek ve sanatının icrası vesilesiyle muttali olduğu sırları, kanuni mecburiyet olmadıkça ifşa edemez.

Tıbbi toplantılarda takdim edilen veya yayınlarda bahis konusu olan vakalarda, hastanın hüviyeti açıklanamaz.

Madde:5-Sağlık müesseselerinde tatbik olunan usul ve kaideler mahfuz olmak üzere, hasta; tabibini ve diş tabibini serbestçe seçer.

Madde:6-Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiçbir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdani ve mesleki kanaatine göre hareket eder.

Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tayinde serbesttir.

Madde:7-Tabip ve diş tabibi sanat ve mesleğinin icrası dışında dahi olsa meslek ahlak ve adabı ile telif edilemeyen hareketlerden kaçınır.

Madde:8-Tabiplik ve diş tabipliği mesleklerine ve tedavi müesseselerine, ticari bir veçhe verilemez.

Tabip ve diş tabibi yapacağı yayınlarda tababet mesleğinin şerefini üstün tutmaya mecbur olup, her ne suretle olursa olsun, yazılarında kendi reklamını yapamaz.

Tabip ve diş tabibi, gazetelerde ve diğer neşir vasıtalarında, reklam mahiyetinde teşekkür ilanları yazdıramaz.

Madde:9-Tabip ve diş tabibi, gazete ve sair neşir vasıtaları ile yapacağı ilanlarda ve reçete kağıtlarında, ancak ad ve soyadı ile adresini, Tababet İhtisas Nizamnamesine göre kabul edilmiş olan ihtisas şubesini, akademik ünvanını ve muayene gün ve saatlerini yazabilir.

Muayenehane kapılarına veya binaların dışına asılacak tabelaların ebadı ve adedi, mahalli tabip odaları tarafından tespit edilebilir. Tabipler ve diş tabipleri, tabip odalarının bu husustaki kararlarına riayet etmekle mükelleftirler.

Tabelalarda en çok iki renk kullanılabilir. Işık verici vasıtalarla tabelaları süslemek yasaktır.

Madde:10-Araştırma yapmakta olan tabip ve diş tabibi, bulduğu teşhis ve tedavi usulünü yeter derecede tecrübe ederek faydalı olduğuna veya zararlı neticeler tevlit etmeyeceğine kanaat getirmedikçe, tatbik veya tavsiye edemez. Ancak, yeter derecede tecrübe edilmemiş olan yeni bir keşfin tatbikatı sırasında alınacak tedbirler hakkında ilgililerin dikkatini celp etmek ve henüz tecrübe safhasında olduğunu ilave etmek şartı ile bu keşfi tavsiye edebilir.

Bir keşif hakkında yanlış kanaat uyandıracak ifadeler kullanılması yasaktır.

Madde:11-Tecrübe maksadı ile insanlar üzerinde hiçbir cerrahi müdahale yapılamayacağı gibi aynı maksatla, kimyevi, fiziki veya biyolojik şekilde herhangi bir tedavi de tatbik edilemez.

Klasik metotların bir hastaya fayda vermeyeceği klinik veya laboratuvar muayeneleri neticesinde sabit olduğu takdirde daha önce, mutat tecrübe hayvanları üzerinde kafi derecede denenmek suretiyle faydalı tesirleri anlaşılmış olan bir tedavi usulünün tatbiki caizdir. Şu kadar ki, tedavinin tatbik edilebilmesi için hastaya faydalı olacağının ve muvaffakiyet elde edilmemesi halinde ise mutat tedavi usullerinden daha elverişsiz bir netice alınmayacağının muhtemel bulunması şarttır.

Evvelce tecrübe edilmiş olmamakla beraber, zarar vermesine ihtimal bulunmayan ve hastayı kurtarması kati görülen bir müdahale yapılabilir.

Madde:12-Tabip ve diş tabiplerinin;

A)Hastalara, herhangi bir suretle olursa olsun, haksız bir menfaat teminini istihdaf eden fiil ve hareketlerde bulunmaları,

B)Birbirlerine, muayene ve tedavi için hasta göndermeleri mukabilinde ücret alıp vermeleri,

C)Kendilerine hasta temini maksadıyla, eczacı, yardımcı tıbbi personel ve diğer herhangi bir şahsa tavassut ücreti ödemeleri,

D)Şahsi bir menfaat düşüncesi veya gayri meşru bir gaye ile ilaç, tıbbi alet veya vasıtalar tavsiye etmeleri yahut sağlık müesseselerine hasta sevk etmeleri veya yatırmaları,

E)Muayene ve tedavi ücretinin tespiti ve bunun ödenmesi hususunda, üçüncü şahısların tavassutunu kabul etmeleri; caiz değildir.

İKİNCİ KISIM

Meslektaşların Hastaları ile Münasebetleri

Madde:13-Tabip ve diş tabibi, ilmi icaplara uygun olarak teşhis koyar ve gereken tedaviyi tatbik eder. Bu faaliyetlerinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı, deontoloji bakımından muaheze edilemez.

Tababet prensip ve kaidelerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yasaktır. Tabip ve diş tabibi, teşhis, tedavi veya korunmak gayesi olmaksızın hastanın arzusuna uyarak veya diğer sebeplerle, akli veya bedeni mukavemetini azaltacak herhangi bir şey yapamaz.

Madde:14-Tabip ve diş tabibi, hastaların vaziyetinin icap ettirdiği sıhhi ihtimamı gösterir. Hastanın hayatını kurtarmak ve sıhhatini korumak mümkün olmadığı takdirde dahi, ıstırabını azaltmaya veya dindirmeye çalışmakla mükelleftir. Tabip ve diş tabibi, hastasına ümit vererek teselli eder. Hastanın maneviyatı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle hastalığın artması ihtimali bulunmadığı takdirde, teşhise göre alınması gereken tedbirlerin hastaya açıkça söylenmesi lazımdır. Ancak, hastalığın vahim görülen akıbet ve seyrinin saklanması uygundur.

Meş'um bir prognostik hastanın kendisine çok büyük bir ihtiyatla ihsas edilebilir. Hasta tarafından; böyle bir prognostiğin ailesine açıklanmaması istenilmemiş veya açıklanacağı şahıs tayin olunmamış ise, durum ailesine bildirilir.

Madde:15-Hastaya bakmak üzere bir aile nezdine veya herhangi bir müesseseye çağrılan tabip, korunmayı da sağlamaya çalışır. Tabip, hastalara ve onlarla birlikte yaşayanlara, kendilerine ve muhitlerine karşı mesuliyetlerini bildirir.

Tabip icabında, tedaviye devamı reddetmek pahasına da olsa, hijyen ve korunma kaidelerine riayeti temin için gayret sarf eder.

Madde:16-Tabip ve diş tabibi bir kimsenin sıhhi durumu hakkında, ilmi metotları tatbik suretiyle bizzat yaptığı muayene neticesinde edindiği vicdani ve fenni kanaata ve şahsi müşahadesine göre rapor verir.

Hususi bir maksatla veya hatır için rapor veya herhangi bir vesika verilemez.

Madde:17-Tabip ve diş tabibi, hastanın hususi ve ailevi işlerine karışamaz. Ancak, hayati ehemmiyeti haiz bulunan veya sağlık bakımından zaruri görülen hallerde, mümkün olan kolaylığı ve manevi yardımı sağlar.

Madde:18-Tabip ve diş tabibi, acil yardım, resmi veya insani vazifenin ifası halleri hariç olmak üzere, mesleki veya şahsi sebeplerle hastaya bakmayı reddedebilir.

Madde:19-Tabip ve diş tabibi mesleki veya şahsi sebeplerle, tedaviyi bitirmeden hastasını bırakabilir.

Ancak, bu gibi hallerde, diğer bir meslektaşın tedavi veya müdahalesine imkan verecek zamanı evvelden hesaplayarak hastayı vaktinde haberdar etmesi şarttır. Hastanın bırakılması halinde, hayatının tehlikeye düşmesi veya sıhhatinin zarara uğraması muhtemel ise, diğer bir meslektaş temin edilmedikçe, hastayı terke demez. Hastayı bu suretle terk eden tabip veya diş tabibi, lüzum gördüğü veya hasta tarafından talep edildiği takdirde, tedavi zamanına ait müşahade notlarını verir.

Madde:20-Tabip ve diş tabibi, faydasızlığını bildiği bir ilacı, hastaya veremez. Ancak, esaslı bir tedavi yapılması mümkün olmayan hallerde, teselli bakımından bazı ilaçlar tavsiye edebilir.

Mali vaziyetleri müsait olmayan hastalara, mutlak zaruret olmadıkçı pahalı teselli ilaçları verilmesi caiz değildir. Tabip ve diş tabibi, hastaya lüzumsuz ve fuzuli masraflar yaptırmayacağı gibi faydası olmayacağını ve hastanın mali kudretinin kafi gelmeyeceğini bildiği bir tedaviyi tavsiye edemez.

Madde:21-Başkalarının yardımı ile yapılacak cerrahi ameliyeler ile diğer tedavilerde, operatör, müdavi tabip ve diş tabibi, beraber çalışacağı elemanları seçmekte serbesttir. Götürü ücret şartı müstesna olmak üzere, yardımcı tıbbi personelin ücretleri hasta tarafından ödenir. Hasta tarafından çağrılmamış olan müdavi tabip veya diş tabibi, ameliyatta hazır bulunmaktan dolayı ayrıca ücret isteyemez. Umumi, mülhak ve hususi bütçeli daireler ile belediyelere, iktisadi devlet teşekküllerine veya bunlara bağlı müesseselere ait sağlık tesislerinde olan usul ve esaslar mahfuzdur.

Madde:22-Hastanın hayatını kurtarmak için yegane çare teşkil ettiği takdirde avortman yapılması caizdir. Ciddi bir tehlikede bulunan ananın hayatı, cerrahi müdahaleyi veya gebeliğe son verebilecek bir tedaviyi zaruri kılıyorsa, hastalığın taallük ettiği tıp şubesinde mütehassıs iki tabibin ve bu iki mütehassıs temin edilemediği takdirde iki tabibin objektif ve kati delillere dayanan raporları alınmadıkça bu müdahale veya tedavi yapılamaz. Bu raporların aslı müdahaleyi veya tedaviyi yapan tabip tarafından muhafaza olunur ve kendisi tarafından tasdikli ve hastanın ismini ihtiva etmeyen bir örneği, mensup olduğu tabip odasına taahhütlü olarak gönderilir.

Raporun tasdik şerhinde, avortmanın yapıldığı tarih ve mahal gösterilir. Ağır ve acil vakalarda, yukarıki fıkra mücıbince tabip raporu alınması mümkün olmadığı takdirde, tabip re'sen hareket eder ve keyfiyeti derhal taahhütlü bir mektupla mensup olduğu tabip odasına bildirir. Avortmanlarda, hastanın ve varsa veli veya vasisinin yazılı olarak muvafakatının alınması şarttır. Bu Nizamnamenin yirmibirinci maddesinde yazılı sağlık tesislerinde yapılacak avortmanlarda bu tesislerde cari olan usul ve esaslar mahfuzdur.

Madde:23-Güç doğumlarda tabip, anayı ve çocuğu kurtarmaya gayret eder. Bu gibi hallerde tabip, ailevi mülahazalara vesair tesirlere kapılmaksızın, ilmin ve fennin icaplarını yerine getirir.

Madde:24-Hasta, konsültasyon yapılmasını arzu ederse, müdavi tabip veya diş tabibi bu talebi kabul eder.

Müdavi tabip veya diş tabibi, konsültasyon yapılmasına lüzum gördüğü takdirde, keyfiyeti hastaya bildirir. Bu teklifin kabul edilmemesi halinde, müdavi tabip veya diş tabibi, hastasını bırakabilir.

Bu Nizamnamesinin yirmi birinci maddesinde yazılı sağlık tesislerinde, konsültasyonun hangi hallerde ve ne suretle yapılacağı, hastaneler talimatnamelerinde gösterilir.

Madde:25-Konsültasyonlarda münakaşa ve müşavereler hasta ile etrafındakilerin duyup anlayamayacakları şekilde yapılır.

Münakaşa ve müşavere esnasında, meslek vakarının muhafaza edilmesine dikkat olunur.

Konsültasyona iştirak eden tabip veya diş tabibinin, bir meslektaşı himaye maksadı ile veya başka bir hissi sebeple, lüzumsuz medihlerden kaçınarak, kanaatını açıkca söylemesi lazımdır.

Madde:26-Konsültasyonda varılan neticeler, bir konsültasyon zaptı ile tespit ve bu zabıt müştereken imza olunur.

Konsültasyon neticesi, ayrıca en yaşlı tabip veya diş tabibi tarafından hastaya bildirilir. Netice bildirilirken, hastanın veya yakınlarının maneviyatını bozacak veya kendilerini tereddüt ve şüpheye düşürecek müphem ve imalı sözler sarf edilmesi caiz değildir.

Madde:27-Konsültan tabip veya diş tabibi, yapılan tedaviyi uygun görmediği takdirde, kanaatini konsültasyon zaptına yazmakla iktifa eder. Yapılan tedaviye müdahalede bulunamaz.

Madde:28-Konsültan tabip veya diş tabibi ile müdavi tabibin kanaatleri arasında aykırılık hasıl olur ve hasta konsültan tabip veya diş tabibinin kanaatini tercih eder ise, müdavi tabip kendi görüşünde ısrar ettiği takdirde hastayı terk edebilir.

Madde:29-Konsültan tabip veya diş tabibi, hastanın ısrarlı talebi olmadıkça, hastayı tedavi edemez.

Konsültan tabip veya diş tabibinin, konsültasyonu icap ettirmiş olan hastalığın devamı müddetince, müdavi tabibin muvafakatı olmadan hastanın yanına, aynı hastalık için mesleki bir maksatla sonradan girmesi caiz değildir.

Madde:30-Yapılan konsültasyonda her tabip veya diş tabibi, ücretini ayrı ayrı alır. Ücretin, bir elden alınarak taksimi caiz değildir.

Konsültasyon, müdavi tabibe, konsültan tabip veya diş tabibi gibi, ücret almak hakkını verir.

Madde:31-Asgari ücret tarifesi tatbik olunan yerlerde, tabip veya diş tabibi, rekabet veya propaganda maksadı ile tarifede yazılı asgari miktardan aşağı ücret kabul edemez.

Madde:32-Tabip ve diş tabibinin,kendi meslektaşları ile bunların bakmakla mükellef oldukları usul ve füruunun ve karı veya kocalarının muayene ve tedavileri için ücret almaması uygundur. Bu hallerde, zaruri masraflarını isteyebilir.

Madde:33-Her çeşit cerrahi müdahale, doğum, fizikoterapi, radyoterapi, diş tababeti tedavileri ve tabibin sıkı nezaretini gerektiren sürekli kürler için hastalardan maktu bir ücret istenebilir.

Bir kür evinde veya bakım tedavi müessesesinde, tedavi için maktu bir ücret alınabilir.

Diğer hallerde maktu ücretle hasta tedavisi yapılamaz.

Bu Nizamnamenin yirmi birinci maddesinde yazılı sağlık tesislerinde cari olan usul ve esaslar mahfuzdur.

Madde:34-Götürü ücret alınması caiz olan hallerde, tedavi tamamlanmadan herhangi bir sebeple bırakılırsa, müdavi tabip o zamana kadar sarf ettiği mesai ile masraflarına tekabül eden ücreti alır ve peşin ücret almış ise bakiyesini iade eder.

Madde:35-Acil vakalarda müdahale eden tabip veya diş tabibi, bu müdahaleden dolayı ücretini sonradan isteyebilir.

Madde:36-Bu Nizamnamenin yirmi birinci maddesinde yazılı sağlık tesislerinde çalışan tabip ve diş tabibi, bu daire ve müesseselere ait sağlık kurullarına başvurmuş olan hastaları muayenehane veya laboratuvarına celp ederek ücretle tedavi edilemez.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Meslektaşların Birbiri ile ve Paramedikal Meslek Mensupları ile Münasebetleri

Madde:37-Tabip ve diş tabipleri, kendi aralarında iyi meslektaşlık münasebetlerini idame ettirmeli ve manevi bakımdan birbirine yardım etmelidirler. Meslekle ilgili anlaşmazlıklarını, evvela kendi aralarında halletmeye çalışmalı ve bunda muvaffak olamadıkları takdirde mensup oldukları tabip odalarına haber vermelidirler.

Madde:38-Tabip ve diş tabibi, meslektaşlarını zemmedemeyeceği gibi onları küçük düşürecek diğer tavır ve hareketlerde de bulunamaz.Tabip ve diş tabibi herhangi bir şahsın haysiyet kırıcı hücumlarına karşı meslektaşlarını korur.

Madde:39-Tabip ve diş tabibi, meslektaşlarının hastalarını elde etmeye matuf hareket ve teşebbüslerde bulunamaz.

Madde:40-Tabip ve diş tabibi, paramedikal meslek mensupları ile mesleki münasebetlerinde, onların bağımsızlığını ihlal etmemeli, kendilerine nezaket göstermeli, onları hastalarına karşı müşkül bir duruma koyabilecek hareketlerinden sakınmalıdır.

DÖRDÜNCÜ KISIM

Çeşitli Hükümler

Madde:41-Tabip odaları her yıl Ocak ayı başında, odalarda kayıtlı bulunan tabip ve diş tabiplerinin ad ve soyadları ile ihtisas ve adreslerini gösteren levhayı hazırlamakla mükelleftir.

Madde:42-Muayenehane veya laboratuvar açan tabip ve diş tabibi, hasta kabulüne veya laboratuvarda faaliyete başladığı tarihten ve muayenehane veya laboratuvarını kapatması veya nakletmesi halinde de, kapatma veya naklin vuku bulduğu tarihten itibaren en çok bir hafta içinde, keyfiyeti, yazılı olarak mensup olduğu tabip odasına bildirir.

Madde:43-Tabip ve diş tabibi, muayenehane veya laboratuvarında kendi namına diğer bir meslektaşı çalıştıramaz. Ancak, muvakkat bir müddet için bizzat bulunmadığı takdirde diğer bir meslektaşı yerine bırakabilir. Bu müddet bir aydan fazla devam ederse, mensup olduğu tabip odasını haberdar eder.

Madde:44-Tabip ve diş tabipleri, bu Nizamname hükümlerine aykırı hareket ettikleri takdirde, 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 30'uncu maddesine tevfikan mensup oldukları Tabip Odaları İdare Heyetleri tarafından Haysiyet Divanına sevk edilirler.Tabip ve diş tabiplerinin inzibati ceza ile tecziye edilmeleri, haklarında ayrıca hukuki veya cezai takibat yapılmasına mani değildir.Muvakkat Madde:Bu Nizamname hükümleri, sanatlarını icra eden permili dişçiler hakkında da tatbik olunur.

Madde:45-6023 Sayılı Kanununu 50'uncu maddesinin (g) bendine müsteniden hazırlanmış ve Şürayı Devletçe tetkik edilmiş olan bu Nizamname hükümleri, Resmi Gazete ile neşri tarihinden iki ay sonra yürürlüğe girer.

Madde:46-Bu Nizamname hükümleri icraya, Adliye ve Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekilleri memurdur.